İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mimarlık Bölümü Araştırma Görevlisi Ali Rıza Bayrak, gecekonduların perde arkasındaki yaşam öykülerini işlediği 'Bir Gecede Kondular' isimli belgeseliyle ödüle layık bulundu.
Göç olgusuyla biçimlenen hayatları, gecekonduların İzmir kent hafızasındaki konumunu ve mahallelerin yarım asrı aşan değişim sürecini beyaz perdeye aktaran Bayrak, bu yıl 20'ncisi gerçekleştirilen İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali kapsamında 'Sami Yılmaztürk Özel Ödülü'nü kazandı.
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mimarlık Bölümü Araştırma Görevlisi Ali Rıza Bayrak, gecekonduların ardındaki insan hikayelerini ele aldığı ‘Bir Gecede Kondular’ adlı belgesel filmiyle ödüle layık görüldü.
Göçle birlikte şekillenen yaşamları, gecekonduların İzmir’in kent hafızasındaki yerini ve mahallelerin 50 yılı aşkın sürede geçirdiği dönüşümü anlatan Bayrak, bu yıl 20’ncisi düzenlenen İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali’nde ‘Sami Yılmaztürk Özel Ödülü’nün sahibi oldu.
İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Araştırma Görevlisi Ali Rıza Bayrak, yönetmen koltuğunda oturduğu 45 dakikalık 'Bir Gecede Kondular' belgeselini yaklaşık 12 ayda bitirdi. Kendi çizimlerini ve dijital animasyon tekniklerini harmanlayarak eserine yansıtan Bayrak, mahallelerdeki yardımlaşma ruhunu ve kentteki yaşam savaşını gözler önüne serdi.
Kamera kayıtları ağırlıklı olarak İzmir’in Gültepe ve Çimentepe semtlerinde yapıldı.
Bayrak, yapımın kurgu aşamasını ise İEÜ İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü 2026 mezunu Yağmur Canpolat ile beraber tamamladı.
"Toplumsal hafıza belgelendi"
Eserinin ödüllendirilmesinden dolayı büyük sevinç yaşadığını ifade eden Bayrak, "Belgeseli hazırlarken hedefim, sadece bir yapılaşma biçimini aktarmak değil, o binaların ardında biriken insan öykülerine, umutlara, zorluklara ve yaşam mücadelelerine dikkat çekmekti. Gecekondulara baktığımızda sıklıkla sadece fiziksel bir yapı görüyoruz.
Oysa bu yapıların her biri, yeni bir hayat kurma gayretindeki insanların hayallerini ve alın terini barındırıyor. Zamanla mahallelerle birlikte sadece şehir dokusu değil, o bölgelere ait hatıralar ve kültürler de değişime uğruyor.
Bu belgesel, yavaş yavaş silinen bu toplumsal hafızayı güncel yöntemlerle kayıt altına alma amacı taşıyor. Mimarlığın sadece bina tasarlamaktan ibaret olmadığını; insanı, toplumu ve içinde bulunduğumuz çevreyi idrak etmek gibi mühim bir sorumluluk barındırdığına inanıyorum.
Bu ödülü, kentimizin hafızasında iz bırakan ve yaşam mücadeleleriyle filme ilham veren tüm insanlara ithaf ediyorum" açıklamasında bulundu.