Ortadoğu'da aylardır devam eden çatışmalar ve İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik yoğun saldırıları, sivil halkın yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Bölgede giderek büyüyen insani krizin en çarpıcı yüzlerinden biri, bir lokma yiyecek bulabilmek için aşevi önünde bekleyen 77 yaşındaki Filistinli akademisyen Abdullah Muhammed Eyyub oldu. Bir dönem üniversite kürsülerinde gençleri geleceğe hazırlayan saygın bir makine mühendisi olan Eyyub, şimdilerde ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına amansız bir hayatta kalma savaşı veriyor.
Eğitime adanmış bir ömür
Mısır'da tamamladığı mühendislik eğitiminin ardından dünyanın farklı ülkelerinde dersler veren Gazzeli akademisyen, hayatının büyük bir bölümünü bilime ve öğrencilerine adadı. Yaşadığı coğrafyadaki çatışma ortamına karşı en etkili çözümün nitelikli eğitim olduğuna inanan Eyyub, ömrü boyunca bu bilinçle hareket etti. Filistinli gençlerin meslek sahibi olması ve dünya standartlarında yetişmesi için çaba harcayan deneyimli eğitimci, emeklilik günlerini huzur içinde geçirmeyi planlarken kendini büyük bir trajedinin tam ortasında buldu.
Savaşın ağır faturası ve kayıplar
Bölgede şiddetlenen çatışmalar, saygın mühendisin hayatını geri dönülemez bir şekilde değiştirdi. İsrail saldırılarında geniş ailesinden yüzlerce yakınını kaybeden Eyyub, bugün eşi, kızı, gelini ve yetim kalan torunlarının sorumluluğunu tek başına omuzluyor. Yıllarca süren emeklerinin bir anda nasıl yok olduğunu anlatan acılı akademisyen, yaşadığı derin çaresizliği şu sözlerle ifade ediyor: 'Emek verdiğimiz her şeyi yok ettiler. Refahı gördükten sonra, bizi sıfırın da altına gömdüler. Artık yemeğin hayalini bile kuramıyorum.'
Tüm insanlara yardım çağrısı
Uluslararası toplumun Gazze'de yaşananlar karşısındaki tutumu pek çok sivil gibi Eyyub'u da derinden yaralarken, yaşlı adam umudunu tamamen yitirmiş değil. Gözler önünde yaşanan bu ağır yıkıma karşı sessiz kalanlara sitem eden akademisyen, zorlu günlerinde Filistin halkıyla dayanışma gösterenleri ise unutmuyor. Kendilerine uzatılan yardım ellerine minnettar olduğunu vurgulayan Eyyub'un mesajı oldukça net: 'Bize yardım edenler, bizim için seslerini yükseltenler kıyamet gününde karşılığını fazlasıyla bulsun. Yanımızda olan; gücü yeten, yetmeyen herkesin Allah yardımcısı olsun.'
