Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, önümüzdeki günlerde Birleşik Krallık ile birlikte, Hürmüz Boğazı'nda 'seyir ve sefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek' amacıyla uluslararası bir konferans organize edeceklerini duyurdu. Planlanan misyonun 'tamamen savunma amaçlı' olacağı ve 'şartlar elverirse hızlı şekilde konuşlandırılmaya hazır' olduğu belirtildi.
Gelişmeler, bölgedeki gerilimin tırmandığı bir dönemde yaşanıyor. İran, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in başlattığı saldırıların ardından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı kapatmıştı. ABD ise İran limanlarına yönelik deniz ablukası başlatacağını duyurdu.
FRANSA VE İNGİLTERE’NİN TUTUMU
Fransa ve İngiltere, ABD'nin askeri tırmanmayı derinleştirecek adımlarından kaçınarak, diplomasiye ve uluslararası koordinasyona öncelik veriyor. Her iki ülke de boğazın yeniden açılmasını 'stratejik öncelik' olarak tanımlıyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin abluka planına mesafe koyarak, böyle bir adımın parçası olmayacaklarını belirtti. Starmer, çözümün askeri değil 'boğazın tamamen yeniden açılması' olduğunu vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da ABD'nin abluka yaklaşımına destek vermeyerek, krizin çözümü için askeri baskı yerine 'barışçıl ve çok uluslu bir deniz misyonu' kurulmasını savundu. Macron'un önerdiği model, doğrudan çatışmanın tarafı olmayan, savunma amaçlı ve uluslararası katılıma açık bir yapı olarak tasarlanıyor.
İki ülkenin ortak yaklaşımı, ABD'nin tek taraflı askeri hamlelerine katılmadan, bağımsız bir Avrupa eksenli çözüm üretmek. Paris ve Londra, Hürmüz'de seyrüsefer güvenliğini sağlamak için savaşın taraflarından bağımsız, çok uluslu bir girişim başlatmaya hazırlanıyor.





