Eskişehir'deki uzmanlar, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarına ait görüntülerin sosyal medyada hızla yayılmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı. Bu tür paylaşımların, yanlış bilgi dolaşımını artırmanın yanı sıra saldırganların görünürlük elde etmesine yol açabileceği belirtildi.
Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Müdürü Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, saldırılara katılan veya destek veren bireylerin sosyal medya kullanımında dikkat çekici eğilimler olduğunu vurguladı. Kurt, katılımcıların eylemlerini kaydedip paylaştığını ve bu yolla dijital görünürlük elde etmeye çalıştığını belirtti. Bu durumun, genç kullanıcılar arasında 'görünürlük eşittir etki' algısını güçlendirdiğini ifade eden Kurt, belirli etiketler etrafında kümelenen içeriklerin dijital topluluklar oluşturarak olayların çevrimiçi mobilizasyonunu hızlandırdığını söyledi. Bu yapının, klasik örgütlenme modellerinden farklı olarak algoritma destekli anlık örgütlenme örneği sunduğunu ekledi.
Kurt, benzer görüşteki kullanıcıların birbirini beslediği kapalı dijital ağların, olaylara yönelik tek yönlü ve doğrulanmamış bilgilerin yayılmasına zemin hazırladığını da dile getirdi. Sosyal medya algoritmalarının yüksek etkileşim alan içerikleri öne çıkararak olayların kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasına neden olduğunu belirten Kurt, özellikle video içeriklerin metin tabanlı paylaşımlara göre daha hızlı yayıldığını ve farklı platformlar arasında taşınarak kontrolü zorlaştıran çok katmanlı bir yayılım oluşturduğunu kaydetti.
SODİGEM Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Serap Uğur ise saldırı anına veya sonrasına ait görüntülerin hızla yayılmasının, algoritmaların etkileşim odaklı yapısı nedeniyle çok sayıda kullanıcıya ulaşmasını sağladığını söyledi. Uğur, bu tür paylaşımların bağlamının değişebildiğini ve yanlış veya eksik bilgilerle birlikte sunularak dezenformasyon riskini artırdığını belirtti. Vatandaşların, saldırganların 'ünlü olma' amacına hizmet etmemesi gerektiğini vurgulayan Uğur, bu tür içerikleri gördüklerinde 'şiddeti özendirme' gerekçesiyle raporlamaları gerektiğini ifade etti. Özellikle genç kullanıcılar için sosyal medyanın, eylem öncesi motivasyon, eylem sırasında görünürlük aracı ve eylem sonrasında anlamlandırma ve meşrulaştırma platformu olarak işlev gördüğünü sözlerine ekledi.




