Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi, Mesleki ve Teknik Eğitim İstihdam Fuarı (METİF 2026)'na ev sahipliği yaptı. Fuar, mesleki ve teknik eğitimin önemini vurgulayarak sektör temsilcileri ile öğrencileri bir araya getirmeyi ve istihdam olanaklarını artırmayı amaçlıyor.

Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Eskişehir Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, Eskişehir Ticaret Odası ve Eskişehir Sanayi Odası işbirliğinde düzenlenen fuarda, kamu ve eğitim kurumları ile sanayi kuruluşları stant açtı. Meslek liseleri öğrencileri hazırladıkları projeleri sergilerken, firmalar da iş gücü ihtiyaçları doğrultusunda katılımcılarla buluştu.

Fuarın açılışında konuşan Vali Erdinç Yılmaz, Eskişehir'in tarih boyunca ilim ve irfan merkezi olduğunu ve üç köklü üniversitesiyle "eğitim şehri" kimliğini taşıdığını belirtti. Yılmaz, günümüz dünyasında eğitimin sadece teorik bilgi aktarımından ibaret olmadığını, bilgiyi beceriye ve yüksek katma değerli üretime dönüştürmenin önemini vurgulayarak, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin eğitim vizyonunun merkezinde yer aldığını ifade etti.

Eskişehir'in köklü sanayi havzalarından biri olduğunu belirten Yılmaz, havacılık ve raylı sistemlerdeki öncü rolü, geniş üretim yelpazesi ve artan ihracat potansiyeliyle Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğunu söyledi. Yılmaz, en gelişmiş makinelerin dahi onları kullanacak yetkin ellere sahip olunmadığında birer metal yığını olacağını dile getirerek, elektrikli araçlardan füze güdüm sistemlerine kadar her alanda kritik öneme sahip elementleri işleyecek gücün insan gücü olduğunu vurguladı. Bu nedenle mesleki ve teknik Anadolu liselerinin kendileri için milli bir beka meselesi olduğunu belirtti.

Vali Yılmaz, Eskişehir'i sanayi ve eğitim şehri olması açısından "mesleki eğitim" ortak paydasında birleştirmeyi hedeflediklerini ve meslek liselerinin sanayi için sadece ara eleman değil, ana eleman yetiştirme merkezi olduğunu vurguladı.

Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Murat Demir ise, mesleki ve teknik eğitimin Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Türkiye'nin kalkınma hedefleri doğrultusunda devlet politikası olarak sürdürüldüğünü söyledi. Tarihsel süreçte mesleki eğitimin zaman zaman yön ve vurgu değişiklikleri yaşadığını belirten Demir, buna rağmen mesleki ve teknik eğitimin nitelik ve nicelik bakımından hedeflenen seviyeye ulaşma sürecini sürdürdüğünü ifade etti.