Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, yaklaşık 4 yıldır kayıp olan Yıldırım’ın bulunması için çalışma başlattı. Bu kapsamda Yıldırım’ın telefon kayıtlarını inceleyen ekipler, genç kızın son olarak F.D. isimli kişiyle görüştüğünü ve telefonundan alınan son sinyalin Esenyurt’ta F.D.’nin evinden geldiğini belirledi. Elde edilen bilgiler doğrultusunda ekipler, Zeynep Yıldırım’ın 4 Ekim 2022 ile 10 Ekim 2022 tarihleri arasında öldürüldüğünü değerlendirdi.
Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, yürüttükleri çalışma sonucunda olayla bağlantılı 6 şüpheliyi belirledi. Şüphelilerin yakalanması için 1 Eylül 2026’da İstanbul ve Sinop’ta tespit edilen 5 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı.
Şüphelilerin Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği’ndeki işlemleri sürerken, polis ekiplerinin Zeynep Yıldırım’ın cesedinin bulunması için çalışma başlattı. Şüpheli İfadesinin ardından yapılan keşif ile Zeynep Yıldırım'ın cesedi bulundu.
"Kızımdan haber alamadım"
Baba Sebahattin Yıldırım Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği’ne gelerek ifade verdi. İfadesinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sebahattin Yıldırım “ Kızım hastanede yatmıyordu. Kızım yurtta kalıyordu. Yurttan izne geldi. Geldikten sonra elinde bir dolama çıktı bunun. Ben annesinden 12 sene oldu ayrıldım ama aramızda değişik bir problem yok. Annesiyle görüşüyoruz. Yani çocuklar ona gidiyor, bana geliyor. Hiçbir sıkıntı yok aramızda. İşte yurttan sonra kız hastaneye gitti. Sonra geldi, 'Baba, Taksim’e gideceğim, saç peruğu alacağım' dedi. Bunu her zaman söyledim. Bir gidiş o gidiş. Ondan sonra kızdan hiçbir haber alamadım” dedi.
Yıldırım kızının kaybolmasının ardından hasta olduğunu belirterek "2 Ekim 2022’de İlk Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçemi verdim. Kızım kayıptır dedim. Ve o zamandan beri gitmediğim yer kalmadı. Onun kaybedilişinden dolayı nefes darlığım ve panik atağım başladı. Yollarda zor yürüyorum. Ben şunu söylüyorum. Herkesin çoluk çocuğu var. Allah kimseye böyle imtihanla denemesin. Yüce Rabbim inşallah…Naaşını bekliyoruz ama kızımızın şu durumda raporları çıkana kadar bekleyeceğiz ve ondan sonra bakalım, eğer cenaze bizimse biz evladımızı alacağız. Ama şunu da söylüyorum. Hukuk bunu yapanlara gerekli cezalarını verecek ve bu işin de takipçisi olacağım” diye konuştu.
Sebahattin Yıldırım "Kızım çalışmıyordu. Ev kızıydı. Sağlıklı bir kızdı. Yani ağzına vursan ekmeği alacağım bir kızdı. Annesiyle de iyiydi. Hiçbir sıkıntı yok. Ne annesi ne kardeşleriyle, hiç kimseyle bir sıkıntısı yoktu. Ama işte bu Taksim olayı, gidip gelmesi, gidip gelmesi, arkadaş ortamı… Hayır, bizimle yaşamak istemesinin sebebi yok. Ben onu yurda, yabancı madde denilen bir ilaç için yatırdım. Tedavi görsün diye. Ondan sonra kız kayboldu. Tedavi görüyoruz, üç, dört, beş ay kaldı. Kaldıktan sonra kız ondan sonra kayboldu. Kaybettikten sonra evladımdan hiçbir haber alamadım. Yani Kayseri’ye gittim, Adana’ya gittim. Her yere gittim. Yok. 153 tane telefon ediliyor. İşte 'Şurada gördüm, burada gördüm'. 'E, şununla beraberdi, bununla beraber.' Hepsi binlerce yalan söyleyen, binlerce insan aradı. Ya şöyle söyleyeyim, adam bizimle maytap geçmek için Taksim’de gördüm diyor, 'Bana ne kadar vereceksin?' diyor ya. Bu kadar gaddar, bu kadar şerefsizlik olur mu? Bu masum 17 yaşında kaybettim. Daha gençliğine doymadı. Hayatımızı söndüren bu namussuz, şerefsizlerin en büyük cezayı almasını istiyorum adaletin önünde. Bu işin takipçisi de olacağım. Sonuna kadar mücadele edeceğim. O garip kızımın, güzel kızımın hakkını yerde bırakmayacağım. Ben adaletten şunu istiyorum. Onların en büyük cezalara çarptırılmasını istiyorum. Ve kızımın en azından bir mezarı olduğunu artık biliyorum” şeklinde konuştu.
Sebahattin Yıldırım "Çocuklarıma bir tokat dahi atmış değilim. Bu zamana kadar onunla bir sıkıntı yaşamadık. Ne annesi yaşadı, ne ben yaşadım. Ama işte derler ya, ortam gruplarında arkadaş, değişik değişik arkadaşlar tanırsan her şey değişir. Bu da böyle oldu” dedi.





