Eğitim Bir Sen'in yayımladığı Eğitime Bakış 2025 Eğitim ve Değerlendirme Raporu'na göre, Türkiye'de okul öncesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı önemli ölçüde azaldı. 2024/2025 eğitim-öğretim yılında bir önceki yıla göre 753 bin 742 öğrenci azalarak toplam öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523'e geriledi. Bu düşüşün en belirgin olduğu kademe ise yüzde 62 ile ortaöğretim oldu.

CİNSİYET ORANLARI DEĞİŞİMİ

Raporda, 2016-2025 yılları arasındaki cinsiyet oranları değişimine de yer verildi. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde kız öğrenci oranlarında artış gözlemlendi. 2016'da okul öncesinde 100 erkeğe karşılık 91 kız varken, 2025'te bu oran 94'e yükseldi. İlköğretim ve ortaöğretimde de bu oranlar 2025'te 95'e ulaştı.

OKULLAŞMA ORANI

2023 ve 2025 yıllarını kapsayan raporda, 6-13 yaş grubu hariç diğer yaş gruplarındaki net okullaşma oranlarında düşüş yaşandığı belirtildi. Özellikle 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı erkeklerde yüzde 8,4, kızlarda ise yüzde 7,7 puan düştü. En yüksek düşüş yüzde 8,4 puan ile 14-17 yaş grubundaki erkek öğrencilerde kaydedildi.

İMAM HATİP ORTAOKULLARINDA KIZ SAYISI DAHA FAZLA

Son on yılda imam hatip ortaokullarındaki kız öğrenci sayısının erkek öğrenci sayısından sürekli fazla olduğu vurgulandı. İmam hatip liselerindeki toplam öğrenci sayısı ise 2021'de 567 bin 12'ye ulaşmasına rağmen, 2024/25 eğitim-öğretim yılı itibarıyla 404 bin 95'e geriledi.

14-17 YAŞ OKULLAŞMA ORANI DÜŞTÜ

Rapora göre, 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı 2025'te yüzde 4,8 puan azalarak yüzde 86,4'e düştü. Bu durum, zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretimde çocukların yüzde 13,6'sının eğitim dışında kaldığını gösteriyor. Ağrı, Gümüşhane, Şanlıurfa ve Muş gibi illerde bu oranların daha da düşük olduğu belirtildi.

AÇIKÖĞRETİM LİSELERİ

Açık öğretim liselerindeki kayıtlı öğrenci sayısı 2025'te 954 bin 777'ye düştü. Bu düşüşün nedenleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın açık öğretim kurumları yönetmeliğinde yaptığı değişiklikler ve örgün eğitimden açık öğretime geçişlerde getirilen sınırlamalar gösterildi. Mezuniyet oranlarının da bu düşüşte önemli bir etken olduğu belirtildi.