ABD'de bulunan Boston Üniversitesi Albert Einstein Tıp Fakültesi'nde görevli olan Dr. Sofiya Milman ve ekibi dikkat çekici bir araştırmaya imza attı.

Araştırma, en az bir ebeveyni 100 yaşına kadar yaşayan yetişkinlerin, anne ve babasının ömrü daha kısa olan yetişkinlere göre daha uzun yaşama ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, 100 yaşına kadar yaşayanların çocuklarında ayrıca kardiyovasküler hastalık ve hipertansiyon riskinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu keşfetti.

Bulgular, olağanüstü uzun ömürlülük ve sağlıklı yaşlanmanın ailelerden geçebildiğine ve kalıtsal özelliklerin yaşam tarzından daha önemli olduğuna dair giderek artan kanıtlara katkıda bulunuyor.

Boston Üniversitesi Albert Einstein Tıp Fakültesi'nde tıp ve genetik profesörü olan baş araştırmacı Dr. Sofiya Milman, "100 yaşına veya daha yukarısına kadar yaşayan insanlar, iyi yaşlanmanın nasıl bir şey olduğuna dair çok önemli bilgiler sunuyor" dedi.

Milman, "Sağlıklarını ve uzun ömürlülüklerini çocuklarına mı aktardıklarını ve eğer öyleyse, bu avantajların sağlıklı alışkanlıklarla açıklanıp açıklanamayacağını veya genetik gibi daha temel bir şeyin iş başında olup olmadığını bilmek istedik" dedi.

Araştırmacılar, ebeveynleri 100 yaşını geçen 2300'den elde ettikleri verileri, ebeveynleri 86 yaşından önce ölen 2700 yetişkinin sağlık verileriyle karşılaştırdı.

Araştırma ekibi, ebeveynleri 100 yaşına kadar yaşayanların çocuklarının sigara, alkol kullanımı, egzersiz ve diyet gibi yaşam tarzı faktörlerini hesaba kattıktan sonra bile sağlık açısından avantajlar yaşadıklarını buldu.

Ömrü daha kısa olan kişilerin çocuklarıyla karşılaştırıldığında, asırlık kişilerin çocukları yüzde 42 daha düşük ölüm riskine, yüzde 33 daha düşük kalp-damar hastalığı riskine ve yüzde 32 daha düşük hipertansiyon riskine sahipti.

Araştırmacı Dr. Eric Reed, "Bu bulguların genel tutarlılığı, ailelerde olağanüstü uzun ömürlülük olduğu fikrini güçlendiriyor" dedi.