Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti başta olmak üzere farklı bölgelerde devam eden halk sağlığı krizlerine ilişkin son durumu değerlendirdi. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınının ulaştığı boyuta dikkat çekerek salgının ülkenin kayıtlara geçen en büyük ikinci Ebola salgını olduğunu bildirdi.

Salgının 6 eyaletteki 60 sağlık bölgesini etkilediği belirtildi. Vakaların yüzde 85’i, can kayıplarının ise yüzde 88’i Ituri eyaletinde kaydedildi.

Ebola’da bulaş zincirleri endişesi

Salgının kontrol altına alınmasında tedavi merkezleri dışında meydana gelen ölümler ve güvenli olmayan defin işlemleri önemli bir risk oluşturuyor. Hayatını kaybeden bazı kişilerin daha önce belirlenen temaslı listelerinde yer almaması ise tespit edilemeyen yeni bulaş zincirlerinin bulunduğuna işaret ediyor.

Sahadaki mücadele kapsamında 300’den fazla uzman görevlendirildi. Bölgeye 330 tonu aşkın acil durum malzemesi sevk edildi.

Salgına neden olan Bundibugyo virüsüne karşı henüz onaylanmış ve tescilli bir aşı bulunmuyor. Üç farklı aşı adayının sonbahar döneminde saha çalışmalarına alınması planlanıyor.

Gazze’de ishal vakaları arttı

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, Gazze Şeridi’ndeki sağlık koşullarına ilişkin de uyarılarda bulundu. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bölgede zaten ağır olan insani ve sağlık koşullarının daha da kötüleşebileceği belirtildi.

Taşan kanalizasyonlar, biriken atıklar ve temiz suya erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle akut sulu ishal vakalarının bu yıl yaklaşık iki katına çıktığı bildirildi.

Gazze’de uzuv kaybı yaşayan 6 bin 600’den fazla kişinin ise uzun süreli rehabilitasyon hizmetlerinin yanı sıra protez ve ortez desteğine ihtiyaç duyduğu açıklandı.

Nepal’de sel sonrası salgın riski

Nepal’in Çin sınırındaki bölgelerde meydana gelen ani seller de sağlık açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Seller nedeniyle ulaşım ve iletişim altyapısının zarar gördüğü, çok sayıda sağlık tesisinin kullanılamaz hale geldiği bildirildi.

DSÖ, bölgede temel sağlık hizmetlerinin yeniden işler hale getirilmesi ve sel sonrasında ortaya çıkabilecek salgın hastalıkların önlenmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor.

Örgüt, farklı bölgelerde eş zamanlı olarak yaşanan krizlerin sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek acil sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi ve salgın risklerinin kontrol altında tutulması için uluslararası desteğin önemini vurguladı.