Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesinde, birlikte yaşadığı hamile sevgilisi Helin Eren'i silahla vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Siyabent Ş. hakkında, "kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ve 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, hamile olan maktul Helin Eren ile sanık Siyabent Ş.'nin dini nikahlı olarak birlikte yaşadıkları, geçimsizlik nedeniyle olaydan 1 ay önce Eren'in sanıktan ayrılarak ailesinin yanına yerleştiği belirtildi.
Eren'in ailesiyle yaşadığı dönemde sanıkla cep telefonu ve çeşitli uygulamalar üzerinden iletişimini sürdürdüğü iddianamede, sanığın 24 Temmuz 2025'te Eren'i arayarak, "Gel yemek ısmarlayayım, sen hamilesin, sana çiçek alacağım" gibi sözlerle yüz yüze görüşmek için ikna ettiği kaydedildi.
Bu doğrultuda maktulün, kuzeni Z.M. ile birlikte saat 21.24 sularında merkez Yenişehir ilçesi Ali Emiri Caddesi Çift Kapı önüne geldiği, sanığın ise onları takip ederek yanlarından geçip parka girdiği belirtildi. İddianamede, sanığın daha sonra herhangi bir şey söylemeden tabancayla yakın mesafeden, öldürücü bölgeleri hedef alarak 5 el ateş ettiği ve Helin Eren'i öldürdüğü, ardından bir taksiye binerek olay yerinden uzaklaştığı aktarıldı.
Güvenlik güçlerince yapılan çalışmalar sonucunda sanık Siyabent Ş.'nin bir akrabasının evinde yakalanarak tutuklandığı bilgisi paylaşıldı.
İddianamenin sonuç bölümünde, sanığın dini nikahlı birlikte yaşadığı ve kendisinden ayrıldığı için husumet beslediği hamile maktulü, silahla öldürücü bölgelerine (kafa, göğüs) hedef gözeterek 5 el ateş etmek suretiyle öldürdüğü ve üzerine atılı suçları işlediği değerlendirmesi yapıldı.
Sanığın, maktulün kendisine hakaret ve tehditlerde bulunması nedeniyle eylemi gerçekleştirdiğini savunmasına karşın, olay sırasında maktulün yanında bulunan ve olay öncesindeki davranışlara da hakim olan tanık Z.M.'nin ifadeleriyle sanığın iddialarının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili bulunduğu belirtildi. Tehdit ve hakaret iddialarına ilişkin dosyaya kamera ve mesajlaşma içeriği gibi delil sunulmadığına dikkat çekildi.
Sanığın olay öncesinde sürekli hakaret ve tehdide maruz kaldığı yönündeki beyanlarının, hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlediğinin anlaşılmasına yeterli olmadığı, bu nedenle sanık hakkında "haksız tahrik" hükümlerinin uygulanmaması gerektiği kanaatine varıldığı ifade edildi.
Sanık hakkında dava açmaya yeterli delil bulunduğu anlaşıldığından, yargılanmasının yapılarak sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması kamu adına talep ve iddia olundu.



