DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'den 'insanca ücret için' 12 Aralık'ta Ankara'da miting

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, "İnsanca Yaşayacak Ücret, Halk İçin Bütçe, Demokratik Türkiye!" sloganıyla 12 Aralık 2026 Cumartesi günü Ankara'da büyük bir…

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'den 'insanca ücret için' 12 Aralık'ta Ankara'da miting

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, bugün düzenlenen ortak basın toplantısıyla "İnsanca Yaşayacak Ücret, Halk İçin Bütçe, Demokratik Türkiye!" sloganıyla 12 Aralık 2026 Cumartesi günü Ankara'da büyük bir miting gerçekleştireceklerini duyurdu. DİSK Genel Merkezi'ndeki açıklamada, milyonlarca emekçinin yoksulluk sınırının altında yaşadığına dikkat çekilerek kaynakların adil paylaşımı ve kamucu planlama talebi yinelendi.

DİSK Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen ortak basın toplantısına DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel Sekreteri Tayfun Görgün, KESK Eş Genel Başkanları Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ekber Çakar ve II. Başkanı Ekrem Poyraz ile TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil ve Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç katıldı. Toplantıda dört meslek örgütü ve konfederasyon adına ortak metni DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu.

Gelirde, bütçede ve ülkede adalet vurgusu

Ülkenin bütçesinin halkın geleceği olduğu belirtilen açıklamada, milyonlarca insanın çalışmasına rağmen ay sonunu getiremediği, üretilen zenginliğin adil paylaşılmadığı ifade edildi. Açıklamada, "Bir yanda yoksulluk sınırının altında ücretlerle yaşamaya çalışan işçiler, kamu emekçileri, ömrünü çalışarak geçirdiği halde yaşamak için yeniden çalışmak zorunda kalan emekliler var. Diğer yanda krizleri fırsata; kamu kaynaklarını arpalığa; kentleri ve doğayı ranta dönüştürenler var" denildi. Tablonun bir tesadüf olmadığı, iktidarın ekonomik ve siyasal tercihlerinin sonucu olduğu vurgulandı.

Bütçeye eleştiri ve talepler

TBMM'de görüşülen 2027 bütçesinin yalnızca gelir ve gider rakamlarından ibaret bir evrak olmadığı belirtilerek, faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrıldığı hatırlatıldı. Sermayeye teşvik ve vergi ayrıcalıkları sunulurken çocukların okullarda ücretsiz sağlıklı yemek yemesi, nitelikli sağlık ve eğitim hizmetleri için yeterli kaynak ayrılmadığı ifade edildi. Halktan toplayıp sermayeye dağıtan değil, sermayeden, zenginlerden ve fon vurguncularından toplanıp halkın ihtiyaçlarını karşılayan bir bütçe istendiği kaydedildi.

Sağlık, eğitim, kadın istihdamı, vergi adaleti ve sosyal haklar konusunda şu talepler sıralandı:

  • Sağlıkta şiddetin son bulması, sağlık çalışanlarının güvenceli koşullarda çalışması ve herkesin ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti alması.

    Eğitimin ayrıcalık değil hak olması, çocukların okula aç gitmemesi, çocuk işçiliğinin ve MESEM adı altında çocuk emeği sömürüsünün bitirilmesi.

    Kadınlar için her mahalleye kreş açılması, devredilemez ebeveyn izni düzenlenmesi ve eşit işe eşit ücret sağlanması.

    Vergi yükünün emeğin üzerinden alınarak az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak bir adil vergi sistemi kurulması.

    Asgari ücretin ve tüm ücretlerin insanca yaşayacak düzeye çıkarılması, grev hakkını içeren gerçek bir toplu pazarlık düzeni oluşturulması.

    Emekli aylıklarının insanca yaşayacak düzeye getirilmesi, intibak yasası ile eşitsizliklerin giderilmesi, çıraklık ve staj mağdurlarının taleplerine kulak verilmesi.

    Demokrasi, barış ve Ankara mitingine çağrı

    Ekonomik adaletsizliklere derinleşen bir hukuk ve demokrasi krizi eşlik ettiği belirtilerek sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, grev yasaklarına son verilmesi, kayyım uygulamalarına karşı çıkılması ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması istendi. Kürt sorununda silahların sustuğu bu dönemde barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek adımların atılması gerektiği vurgulandı.

    Açıklama, "İşte bu nedenle 12 Aralık 2026 Cumartesi günü Ankara'da halk için bütçe, kamucu planlama talebiyle buluşuyoruz! Türkiye'nin dört bir yanından bütün işçileri, kamu emekçilerini, mühendisleri, hekimleri, emeklileri, işsizleri, gençleri, kadınları, bu ülkenin kaynaklarının halk için kullanılmasını isteyen herkesi Ankara'ya çağırıyoruz" sözleriyle son buldu.

Deniz Ay
Editör