Dilan Çiçek Deniz, kariyeri ve özel hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu. Lise yıllarında tiyatroya başladığını belirten oyuncu, sahneye olan tutkusunun taa çocukluk yıllarına dayandığını dile getirdi. Annesinin yönettiği bir oyunda aldığı rol ile sahne dünyasına adım atan Deniz, bu deneyimin kendisi için bir içgüdü olduğunu söyledi.

Küçük yaşlardan beri şiir yazdığını da paylaşan Dilan Çiçek Deniz, şiirin zorlu bir edebi tür olduğunu vurguladı. Şiirin hayatına dikkatle bakmayı öğrettiğini belirten Deniz, annesiyle birlikte gece yarıları şiir yazdıkları anıları da paylaştı.

"Anksiyeteye yatkın biriyim" diyen Dilan Çiçek Deniz, bu durumu Soren Kierkegaard'ın "Anksiyete, özgürlüğün baş dönmesidir" sözüyle açıkladı. Ünlü oyuncu, bu baş dönmesini bir zayıflık değil, başarabilme potansiyeli olarak gördüğünü ifade etti.

Numéro Dergisi'ne konuşan Dilan Çiçek Deniz, 'Dilan Hakkında Konuşmalıyız' filmiyle yapımcılığa adım atmasıyla ilgili de konuştu. Bir işin yüzü olmaktan ziyade omurgası olmayı deneyimlemenin kendisine çok iyi geldiğini ve yaratım sürecinden dağıtıma kadar işin farklı bir tarafında olmanın kendisini beslediğini belirtti.