İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’nin çalışmalarına ara vermesinin ardından partisinin genel merkezinde gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık iki yıldır iktidara yönelik uyarılar yaptıklarını belirten Dervişoğlu, İmralı sürecine ilişkin eleştirilerinin temelinde son 25 yılda yaşanan gelişmelerin bulunduğunu söyledi. Cumhuriyet rejiminin özü, demokratik işleyiş, anayasa ve hukuk sisteminin değiştirilmesine yönelik bir süreç yaşandığını savunan Dervişoğlu, yaşananları “Türk milletine karşı girişilen büyük bir kalkışma” olarak nitelendirdi.

"Hangi ülke bunu yapar?"

İktidarın İsrail tehdidini gerekçe göstererek yürütülen süreci meşrulaştırmaya çalıştığını ileri süren Dervişoğlu, “Hangi büyük güç ve hangi büyük ve güçlü ülke defalarca mağlup ettiği bir silahlı narko terör örgütünün mensuplarını affetmeye ve onları siyasete entegre etmeye muhtaçtır?” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, İran’daki PJAK yapılanmasına da dikkat çekerek ABD’nin örgüte silah verdiğini ve uluslararası raporlarda bölgeye silah ve militan aktarıldığının yer aldığını söyledi. PKK’nın feshedilmesine yönelik açıklamaların PJAK’ı bağlamadığı yönündeki sözleri hatırlatan Dervişoğlu, Suriye’de de silahlı yapıların Suriye ordusuna entegrasyonunun konuşulduğunu kaydetti.

“Silahlanmaya devam ediyor"

Dervişoğlu, “Normal bir devletin terörle mücadelesi göz boyamak için yapılan silah bırakma müsamerelerine emanet edilemez” dedi. İktidarın terör örgütü mensuplarına yönelik af düzenlemesi yaptığını öne süren Dervişoğlu, buna karşın örgütün silahlanmaya ve sahada pozisyon almaya devam ettiğini savundu. İmralı’daki görüşme tutanaklarına da atıfta bulunan Dervişoğlu, sürecin İran’daki rejim değişikliği ve bölgesel güç dengeleriyle bağlantılı olduğunu iddia etti.

İYİ Parti lideri, sürecin amacının İsrail tehdidine karşı Türkiye’nin güvenliğini artırmak olmadığını savunarak, “Amaç İran’da rejimi değiştirmek, PKK’yı silahlı unsur olarak örgütlemek ve Türkiye’yi bu sürecin koordinasyonunda taşeron gibi konumlandırmaktır” ifadelerini kullandı. Suriye’nin yaşadığı devlet otoritesi kaybının İsrail’in bölgede hareket alanını genişlettiğini öne süren Dervişoğlu, geçmişteki çözüm sürecini de hatırlattı. O dönemin sonucunda hendek çatışmaları, terör saldırıları, sığınmacı sorunu ve Suriye krizinin ortaya çıktığını söyleyen Dervişoğlu, mevcut gelişmelerle geçmiş arasında benzerlik kurdu.

“Bizim savaşımız değil"

ABD ve İsrail’in bölge politikalarına karşı Türkiye’nin dikkatli olması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, iktidarın güvenlik politikasının bir Amerikan büyükelçisinin teminatına bağlanamayacağını ifade etti. Dervişoğlu, “Daha önce defalarca söyledik. Ortadoğu’daki savaş bizim savaşımız değildir. Ne Amerika Birleşik Devletleri ve ne İsrail için İran’a karşı cephe almamalıyız. Ne de İran için kendi refah ve güvenliğimizi riske atmalıyız. Açılım derken savaş riskiyle yüz yüze mi geldik? Bir beladan başka bir belaya doğru sürükleniyoruz” diye konuştu.

S-400 ve F-35 çıkışı

Dervişoğlu, Türkiye’nin geçmişte yaptığı savunma politikası tercihlerine de değindi. S-400 alımı ve F-35 programından çıkılmasını eleştiren İYİ Parti lideri, bu gelişmelerin İsrail’in Ortadoğu’daki hava üstünlüğünü güçlendirdiğini savundu. “Yıllar önce bağıra çağıra alınan S-400’ler, vazgeçilen F-35’ler en çok Netanyahu’yu sevindirmiştir” diyen Dervişoğlu, Türkiye’nin üniter ulus devlet yapısının zayıflamasının da İsrail’in çıkarına olacağını ileri sürdü.

“İKTİDAR İMRALI’DAKİ TERÖRİSTİ DÜŞÜNDÜĞÜ KADAR ÇİFTÇİYİ DÜŞÜNMÜYOR”

Hafta sonu Bursa ve Balıkesir’de çiftçilerle bir araya geldiğini belirten Dervişoğlu, tarım politikalarını da eleştirdi.

“Gördüğüm tablo odur ki bu iktidar İmralı’daki teröristi düşündüğü kadar çiftçimizi düşünmüyor” diyen Dervişoğlu, çiftçilerin uzun süredir para kazanamadığını ve üretimden uzaklaştığını söyledi. GAP’ın 25 yıldır tamamlanamadığını belirten Dervişoğlu, doğuda ve batıda üreticilerin ekonomik sıkıntı içinde olduğunu ifade etti.

“PKK’nın kanlı parası"

Süreç kapsamında kurulması planlanan “Takip ve Değerlendirme Kurulu”na da değinen Dervişoğlu, örgütün ekonomik kaynaklarının gündeme getirilmediğini savundu. Dervişoğlu, “PKK’nın uyuşturucu, silah, gaz, insan ve organ ticaretiyle istiflediği kanlı parayı bölüşerek mi refah getirecekler?” diye sorarak örgütün mali kaynakları ve ticaret ağının neden tartışılmadığını sordu.

MEB'e Öcalan tepkisi

Dervişoğlu konuşmasının bir bölümünde Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik de sert eleştirilerde bulundu. Sürecin eğitim sistemi üzerinden çocuklara taşınmasına karşı çıkan Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Evlatlarımıza bu kötülüğü yapmayın, yaptırmayın” dedi. Dervişoğlu, “Bu çocuklara, gencecik dimağlara Öcalan’ı mı anlatacaksınız? Öcalan’la mı barıştıracaksınız?” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin farklı etnik kimlikleri ortak bir vatandaşlık çatısı altında birleştirdiğini söyleyen Dervişoğlu, İYİ Parti’nin ittifak hedefinin “Türk milletinin bütünü” olduğunu ifade etti.