Beykoz’da 2016 yılında hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor.

CNN Türk muhabiri Merve Tokaz, soruşturma kapsamında dinlenen tanıkların ifadelerinde yer alan bazı detayları canlı yayında aktardı. İfadelere göre, Denizolgun’un ölümünün cemaat içerisindeki güç mücadelesiyle bağlantılı olup olmadığı araştırılıyor.

FETÖ elebaşından Denizolgun’a mektup iddiası

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dinlenen tanıklardan biri, Aralık 2013’te Sakarya’da gerçekleştirilen bir toplantıda Denizolgun’un kendisine Fethullah Gülen’den mektup geldiğini anlattığını öne sürdü.

Tanığın aktarımına göre Denizolgun, mektupta ilerleyen süreçte birlikte hareket edilmesi yönünde bir teklif bulunduğunu, ancak bu teklifi kabul etmediğini söyledi.

Denizolgun’un, “Biz devletimizin yanında dururuz” şeklinde yanıt verdiğini ifade ettiği öne sürüldü.

“Alihan Kuriş’in ciddi hırsları vardı” iddiası

Soruşturmada ifade veren başka bir tanık ise Alihan Kuriş’in cemaatin başına geçme konusunda ciddi bir hırs içerisinde olduğunu iddia etti.

Tanığın anlatımına göre Denizolgun, ölümünden kısa süre önce Kuriş’in bu yöndeki isteğinin farkına vardı ve kendisini bazı faaliyetlerin dışında tutmaya çalıştı.

Bir başka tanık ise Denizolgun’un ölümünün planlanmış olabileceğini düşündüğünü belirtti. Tanık, Denizolgun’un ölümünün ardından yaklaşık 5 yıl boyunca teşkilatla ilgili araştırma yaptığını ve ölüm haberinin yaklaşık 36 saat sonra verilmesinin de şüpheli olduğunu ileri sürdü.

Denizolgun’un son saatleri mercek altında

Tanık ifadelerinde Denizolgun’un ölümünden önceki son saatlerine ilişkin ayrıntılar da yer aldı.

İddiaya göre Denizolgun, 6 Eylül 2016 saat 15.00 sıralarında çiftliğe geldi. Saat 17.00 civarında atına binen Denizolgun, ardından konutuna geçti. Kendisi son olarak seyis Rıfat Kadiroğlu tarafından görüldü.

Denizolgun, 7 Eylül 2016 tarihinde saat 19.30-20.00 sıralarında ölü bulundu.

Tanıklardan biri, Denizolgun’un ortadan kaybolduğu süre içerisinde kendisine neden ulaşılamadığının ve durumunun neden daha erken sorgulanmadığının araştırılması gerektiğini savundu.

“Beni belki de zehirlerler”

Soruşturmadaki bir diğer tanık, Denizolgun’un ölümünden önce bazı kişilerle ilgili endişelerini çevresindekilere aktardığını öne sürdü.

Tanığın iddiasına göre Denizolgun, Alihan Kuriş ve Ayşe Gülderen’in kendisini öldürebileceğine ilişkin duyumlar almıştı. Denizolgun’un bu süreçte, “Beni belki de zehirlerler” şeklinde ifadeler kullandığı ve ardından bazı önlemler aldığı öne sürüldü.

Tanık, söz konusu önlemlerden birinin Alihan Kuriş’i cemaat içerisindeki bazı faaliyetlerin dışında tutmak olduğunu iddia etti.

Tanıklardan FETÖ bağlantısı iddiası

Soruşturmada FETÖ bağlantısına ilişkin de dikkat çeken iddialar gündeme geldi.

Tanıklardan biri, Alihan Kuriş’in FETÖ tarafından yönetildiğini öne sürerek Kuriş’in cemaatin başında kalabilmesi için FETÖ ile bağlantısını sürdürdüğünü iddia etti.

Aynı tanık, Alihan Kuriş’in Denizolgun’un ölüm sürecinde de FETÖ ile bağlantılı olduğunu ve FETÖ’nün Kuriş’in yanında bulunduğunu ileri sürdü.

Bu ifadeler, soruşturma dosyasındaki tanık beyanları kapsamında yer alan iddialar olarak değerlendiriliyor. Söz konusu iddiaların doğruluğuna ilişkin nihai değerlendirme ise soruşturma makamlarının incelemeleri sonucunda ortaya çıkacak.

Kayıp cep telefonu aranıyor

Soruşturmada dikkat çeken bir diğer başlık ise Arif Ahmet Denizolgun’a ait olduğu belirtilen cep telefonunun bulunamaması oldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kayıp olduğu belirtilen cep telefonuna ulaşmaya çalıştığı aktarıldı. Telefonun bulunması halinde, Denizolgun’un ölümünden önceki süreç ve ölümünün ardından yaşananlara ilişkin önemli bilgilere ulaşılabileceği değerlendiriliyor.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar 21 tanığın dinlendiği, bunlardan 5’inin ise ifadelerinde FETÖ bağlantısına yönelik iddialara yer verdiği belirtildi. Telefonun akıbeti ve kimde bulunduğuna ilişkin araştırmanın da sürdüğü aktarıldı.