Denizli Devlet Hastanesi'nde görevli deneyimli ebe Saniye Baydoğan, 30 yıllık meslek hayatı boyunca 5 binden fazla bebeğin anneleriyle buluşmasına tanıklık etti. 1995 yılında Denizli Sağlık Meslek Lisesi'nden mezun olan 47 yaşındaki Baydoğan, mesleğe 1996 yılında başladı.
Sarayköy ilçesinde yaklaşık bir yıl görev yaptıktan sonra Denizli Devlet Hastanesi'ne atanan Baydoğan, mesleki gelişimini de sürdürdü. Anadolu Üniversitesi Laboratuvar ve Veteriner Sağlık ön lisans programını ve İstanbul Üniversitesi Acil Afet Yönetimi lisans programını tamamladı. Marmara ve Kahramanmaraş merkezli depremlerde gönüllü sağlık hizmeti de sunan Baydoğan, binlerce kişiye destek oldu.
Mesleğine ilk günkü heyecanla devam eden Saniye Baydoğan, 5 bini aşkın doğumda yer almanın mutluluğunu yaşıyor. Annelerin bebekleriyle ilk kucaklaşmalarına şahit olmak ve ailelerin mutluluğuna ortak olmak ona büyük haz veriyor. Baydoğan, ebeliği kutsal bir meslek olarak görüyor ve işini severek, gururla yaptığını belirtiyor. "Doğum olduktan sonra bebeğe dokunmak, onu şefkatle kucaklamak, annesinin kucağına vermek, emzirtmek muhteşem bir duygu, anlatılmaz yaşanır. Mesleğimi çok seviyorum. 30 yıldır devam ediyorum. Allah sağlık verirse devam etmeyi düşünüyorum" diyen Baydoğan, meslek hayatında unutamadığı anılar arasında, bir meslektaşının hastane önünde araç içinde başlayan doğumunu başarıyla gerçekleştirmesini anlatıyor.
Baydoğan'ın hayatındaki en acı olaylardan biri ise 24 Nisan 2018'de 21 yaşındaki oğlu Mehmet Ali'yi trafik kazasında kaybetmesi oldu. Evlat acısını, hastalara ve annelere yardım ederek hafifletmeye çalıştığını dile getiren Baydoğan, "Bu acımı hastalara, annelere yardım ederek hafifletmeye çalıştım. Onlarla uğraşırken kendi acımı hafifletmeye çalıştım. Bana en büyük ilaç bu oldu. Her doğan bebek, onu annesine verdiğinizde, annesi kucağına aldığında haz veriyor insana. Onun mutluluğunu gördükçe ben mutlu oluyorum" şeklinde konuştu.
Baydoğan'ın meslek hayatındaki bir diğer ilginç anısı ise, ilk doğumunu yaptırdığı bebeğin büyüyüp ebe olarak meslek hayatına devam etmesi ve hala görüşüyor olmaları. Bu durum, mesleğinin ne kadar anlamlı olduğunun bir göstergesi olarak öne çıkıyor.





