Sürecin "12 Eylül dönemini hatıarlattığını" söyleyen Göktaş'ın avukatları, "Savcılığın ikinci ayını tamamlayan soruşturmada, bu yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında devreye sokması, 1970’li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma” anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır." dedi.

Komedyen Deniz Göktaş hakkında tutukluluğuna yapılan itiraz sonrası tahliye kararı verildi. Tahliye kararı sonrası SEGBİS ile sulh ceza hâkimliğine çıkarılan Göktaş, cezaevinden çıkamadan “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, “kaçma, delilleri karartma şüphesi” gerekçeleriyle Göktaş hakkında tutuklama kararı verdi.

Göktaş'ın avukatları yaptıkları açıklamada şöyle dedi:

"CMK'nun 108. maddesi uyarınca, otuz günde bir, müvekkilimiz Deniz Göktaş'ın tutukluluk incelemesi yapılmaktadır. Son tutukluluk incelemesi 24.08.2026 tarihinde gerçekleştirilmiş ve müvekkilimizin tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı yaptığımız itiraz, bugün saat 17.03 itibariyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmiş ve müvekkilimizin tutuklu bulunduğu her iki suçtan da (Cumhurbaşkanına Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik) tahliyesine karar verilmiştir. Üzülerek ifade edelim ki, daha bu karara ilişkin olarak cezaevine tahliye müzekkeresi yazılmadan, müvekkilimiz “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde Daltonlar çetesini övdüğü iddiasıyla “Suçu ve Suçluyu Övme” suçunu işlediği gerekçesiyle tutuklama talebiyle İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne (ilk tutuklama kararı da bu hakimlik tarafından verilmiştir) sevk edilmiş, bu işlemler hakkında tarafımıza haber verilmeden Baro'dan bir avukat tayin edilmiş ve sonuç olarak müvekkilimiz tahliye edilmeden yeniden tutuklanmıştır. Savcılığın ikinci ayını tamamlayan soruşturmada, bu yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında devreye sokması, 1970’li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma” anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır. Hiç kuşkusuz tüm itiraz haklarımızı sonuna kadar kullanacağız ve adaletin tecelli etmesi maksadıyla hukukun sınırları içinde azami mücadeleyi yapmaya devam edeceğiz."