Deniz Akkaya, 2026 yılında katıldığı 'Neler Oluyor Hayatta' programında kitabındaki hikayelerin kurgu olmadığını, yaşanan olayların ya bizzat şahit olduğu ya da yakın çevresinin deneyimlediği gerçekler olduğunu belirtti. Programda yaptığı açıklamalar kısa sürede gündem yarattı.
Kitabında ünlü ve varlıklı kişilerin katıldığı özel partilerden söz eden Akkaya, bu ortamlarda yasaklı maddelerin etkisiyle kontrolünü kaybeden iş insanları ve patron çocuklarına tanıklık ettiğini söyledi. Yurt dışında ise benzer olayların daha ileri boyutlarda yaşandığını aktardı. Akkaya, bu partilere kimsenin zorla dahil edilmediğini vurgularken, gençlerin kolay yoldan para ve şöhret için bu çevrelere dahil olmaya çalışmasının kendisini üzdüğünü dile getirdi.
Kendi mankenlik kariyerinde de benzer marjinal davranışlara rastladığını belirten Akkaya, sosyal medyanın etkisiyle bu tarz aşırılıkların arttığını ifade etti. Özellikle influencerların günümüzde bir sistem haline geldiğine dikkat çekerek, yüksek gelirler ve lüks yaşamların toplum üzerinde olumsuz psikolojik etkiler yarattığını savundu.

Aile hayatına dair de samimi açıklamalarda bulunan Akkaya, hem annesinden hem de babasından geçmişte şiddet gördüğünü paylaştı. Babasının evde baskıcı bir tutum sergilediğini ve annesinin ise yaşananlara sessiz kaldığını anlattı. Bu durumun çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını belirtti.
Kızıyla iki yıldır görüşmediğini aktaran Akkaya, bu sürecin arka planını da ilk kez programda açıkladı. Kızının kendisine söylediği bir yalan nedeniyle aralarının bozulduğunu, Ayşe'nin şu an yalnız yaşadığını ve nerede olduğunu bilmediğini söyledi. Akkaya, kızından bir özür beklediğini ifade etti.
Kızının çok yönlü bir eğitim aldığını ve kendini koruyabilecek bir birey olduğunu söyleyen Akkaya, her koşulda kızını olduğu gibi sevdiğini de sözlerine ekledi.