Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eğitim Politikaları Komisyonu, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Üniversitelerde bilimsel özerklik, akademik özgürlük ve demokratik yönetim ilkelerinin yeterince güvence altına alınmadığını savunan parti, mevcut yükseköğretim sistemine yönelik eleştirilerini sıraladı.
Açıklamada; rektör atamaları, akademisyenler üzerindeki baskılar, öğrencilerin örgütlenme özgürlüğünün sınırlandırılması ve üniversitelerin piyasa odaklı bir yapıya dönüştürülmesi ele alındı. DEM Parti, "YÖK kaldırılsın, özerk, demokratik, özgür ve kamusal üniversite kurulsun" çağrısı yaptı.
"Gençler söz sahibi olsun, üniversiteler özgürleşsin"
"Gençler söz sahibi olsun, üniversiteler özgürleşsin" başlığıyla yayımlanan açıklamada, YÖK'ün 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Kasım 1981'de kurulduğu hatırlatıldı.
YÖK'ün 45 yıldır üniversiteler üzerindeki merkeziyetçi ve vesayetçi yönetim anlayışının temel kurumlarından biri olduğunu savunan DEM Parti, aradan geçen süreye rağmen üniversitelerin bilimsel özerkliği, akademik özgürlüğü ve demokratik yönetiminin güvence altına alınamadığını ileri sürdü.
Açıklamada, özellikle AK Parti iktidarı döneminde YÖK'ün üniversiteler üzerindeki siyasi müdahalelerin araçlarından biri haline geldiği öne sürüldü.
Parti, kayyım politikaları, seçilmiş yerel yöneticilerin görevden uzaklaştırılması, gazetecilerin tutuklanması ve demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması gibi uygulamaları da otoriter yönetim anlayışının farklı görünümleri olarak değerlendirdi.
Boğaziçi direnişi hatırlatıldı
DEM Parti'nin açıklamasında üniversitelerdeki rektör atamaları da eleştirildi. Üniversite bileşenlerinin iradesinin dikkate alınmadığını savunan parti, rektörlerin siyasi tercihler doğrultusunda belirlendiğini ileri sürdü.
Açıklamada, Boğaziçi Üniversitesi'nde 2021 yılında başlayan protestolar da hatırlatıldı. Akademisyenlerin ve öğrencilerin rektör atamasına karşı yürüttüğü mücadele, üniversitelerdeki siyasi müdahalelere yönelik demokratik itirazın örneklerinden biri olarak gösterildi.
Üniversitelerin siyasi iktidarların değil, akademisyenlerin, öğrencilerin ve üniversite çalışanlarının ortak yaşam alanı olması gerektiği ifade edilen açıklamada, gençlerin örgütlenme ve ifade özgürlüklerinin sınırlandırılmasına da tepki gösterildi.
Gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de toplumsal ve siyasal öznesi olduğu vurgulandı.
"Akademik özgürlük güvence altına alınmalı"
DEM Parti, açıklamasında nasıl bir üniversite sistemi istediğini de sıraladı. Partinin üniversitelere ilişkin talepleri şöyle:
- YÖK'ün kaldırılması ve merkeziyetçi vesayet anlayışının sona ermesi,
- Rektörlerin üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle belirlenmesi,
- Akademik ve bilimsel özgürlüğün güvence altına alınması,
- Öğrencilerin, akademisyenlerin ve üniversite çalışanlarının karar alma süreçlerinde söz sahibi olması,
- Anadilde eğitim, çoğulculuk, eşitlik ve özgürlükçü laiklik ilkelerinin esas alınması,
- Eğitimin piyasanın ihtiyaçlarına değil, kamusal yarara göre düzenlenmesi.
Açıklamanın sonunda üniversitelerin siyasi iktidarların ideolojik araçları veya sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen kurumlar olmaması gerektiği belirtildi.
Üniversite özgürlüğünün toplumun demokratikleşmesi açısından temel koşullardan biri olduğu ifade edilen açıklamada, kayyım politikalarına, siyasi vesayete ve akademik baskılara son verilmesi istendi.
DEM Parti, açıklamasını "YÖK kaldırılsın! Özerk, demokratik, özgür ve kamusal üniversite kurulsun! Gençler söz sahibi olsun, üniversiteler özgürleşsin!" çağrısıyla tamamladı.