Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla 1995 yılından bu yana Galatasaray Meydanı'nda oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, 1122'nci haftada da meydandaydı.
Kayıp yakınları, eylemlerinin 1122'nci haftasında kamuoyuna Galatasaray Meydanı'nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.
Ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve karanfiller taşıyan Cumartesi Anneleri, 32 yıl önce Batman'da evinden alınarak götürülen İbrahim Çelik ile oğlu Edip Çelik'in akıbetini sordu.
Açıklamada, ailenin olayla ilgili bazı Hizbullah mensuplarının isimlerini verdiği, Jandarma ve Emniyet'e yapılan başvuruların ise sonuçsuz kaldığı ve etkin bir soruşturma yürütülmediği belirtildi.
"Failler soruşturulmadıkça işkence sürer"
Cumartesi Anneleri tarafından yapılan açıklamada, zorla kaybetmenin yalnızca kaybedilen kişinin yaşamdan koparılması anlamına gelmediği, geride kalan ailelerin de uzun yıllar süren bir belirsizliğe mahkûm edildiği ifade edildi.
Açıklamada, kayıpların akıbeti açıklanmadığı ve failler hakkında etkili soruşturma yürütülmediği sürece ailelerin yaşadığı belirsizliğin devam edeceği belirtilerek, devletin kaybedilen kişilerin akıbetini açıklama ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini sağlama yükümlülüğü bulunduğu kaydedildi.
Kayıp yakınlarının yıllar boyunca sessiz kalmadığı belirtilen açıklamada, gözaltında kaybedilenlerin hatıralarını yaşatmak, hakikati ortaya çıkarmak ve adalet talebini gelecek kuşaklara aktarmak için mücadele ettikleri ifade edildi.
32 yıllık adalet arayışı
Açıklamanın devamında İbrahim ve Edip Çelik'in hikâyesinin 32 yıldır sürdürülen bir adalet arayışının parçası olduğu belirtildi.
50 yaşındaki İbrahim Çelik'in Batman'ın Soğuksu Mezrası'nda yaşadığı ve tarımla uğraştığı aktarılan açıklamada, 1990'lı yıllarda Batman'da Hizbullah tarafından çok sayıda kişinin evlerinden veya sokaklardan kaçırılarak zorla tutulduğu, işkence gördüğü, öldürüldüğü ve kaybedildiği ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu dönemde güvenlik ve idari bürokrasinin koruması, desteği, göz yumması ve yol vermesiyle hareket edildiğine ilişkin çok sayıda bulgu ve tanıklık bulunduğu belirtilerek, bu suçlara yönelik etkili bir müdahale gerçekleştirilmediği savunuldu.
Silahlı 4 kişi tarafından kaçırıldılar
Cumartesi Anneleri'nin açıklamasına göre, 10 Temmuz 1994 gecesi maskeli ve silahlı dört kişi Çelik ailesinin kapısını çaldı.
İbrahim Çelik'i "yer göstereceğiz" bahanesiyle evinden alan kişiler, yanlarında götürdü. İbrahim Çelik'in 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik ise babasını yalnız bırakmamak için onların peşinden gitti.
Baba ve oğulun eve dönmemesi üzerine aile, Jandarma ve Emniyet'e başvurdu. Daha sonra savcılığa da suç duyurusunda bulunuldu.
"Hizbullah mensuplarının isimlerini verdiler"
Açıklamada, aile tarafından olayla ilgili Hizbullah üyeleri Talat Rüzgar, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun'un isimlerinin verildiği belirtildi.
Ancak yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığı ve İbrahim ile Edip Çelik'ten bir daha haber alınamadığı ifade edildi.
"Etkin soruşturma yürütülmedi"
İbrahim Çelik'in eşi Merese Çelik'in, eşi ve oğlunun bulunması için yıllarca başvurularda bulunduğu belirtildi.
Cumartesi Anneleri'nin açıklamasında, bu başvurular üzerine etkili bir araştırma ve soruşturma yürütülmediği, tanıkların dinlenmesi, şüphelilerin sorgulanması ve olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için gerekli adımların atılmadığı ifade edildi.
Merese Çelik'in başlattığı arayışın çocukları ve torunları tarafından sürdürüldüğü belirtilen açıklamada, İbrahim ve Edip Çelik ile tüm kayıplar için adalet talebinden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.
Açıklama, "Kaç yıl geçerse geçsin; İbrahim ve Edip Çelik için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten ve devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz" sözleriyle sona erdi.





