Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması talebiyle 1995 yılından bu yana eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri, 1120. haftada Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Kayıp yakınları, meydanı çevreleyen polis bariyerlerinin önünde yaptıkları açıklamada, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında darbe dönemindeki işkence, idam ve gözaltında kaybetme vakalarına dikkat çekti.
Açıklamada, 12 Eylül döneminde devlet görevlileri tarafından gözaltına alındığı belirtilen bazı kişilerin daha sonra kendilerinden haber alınamadığı ifade edilerek, bu vakaların aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiği belirtildi.
"Darbe döneminin mirası devam etti"
Kayıp yakını Ümit Efe tarafından okunan açıklamada, 12 Eylül sonrasında askeri yönetimin sona ermesine rağmen dönemin hukuki ve kurumsal mirasının devam ettiği savunuldu.
Açıklamada, "inkâr ve cezasızlık anlayışının" sonraki dönemlerde de sürdüğü öne sürülerek, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmesi çağrısı yapıldı.
Kenan Bilgin'in akıbetini sordular
Cumartesi Anneleri, açıklamanın devamında 12 Eylül dönemindeki kayıplardan Kenan Bilgin'in dosyasına dikkat çekti.
35 yaşındaki Bilgin'in 12 Eylül 1994'te Ankara Dikmen'de gözaltına alındığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüğünün tanıklar tarafından ifade edildiği belirtildi. Ailesinin ve avukatlarının yaptığı başvurulara rağmen Bilgin'in gözaltına alındığının resmi makamlar tarafından kabul edilmediği aktarıldı.
Bilgin'in ailesinin başvurusu üzerine yürütülen süreçte bazı tanıkların, Bilgin'i Ankara Emniyeti'nde gördüklerini söyledikleri ifade edildi. Dosyanın daha sonra kapatıldığı belirtilirken, ailenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurduğu hatırlatıldı.
AİHM'nin 2001 yılında verdiği kararda, Bilgin'in 12 Eylül 1994'te güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığı ve 3 Ekim 1994'e kadar güvenlik güçlerinin elinde bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Mahkeme, gözaltı sürecine ilişkin resmi kayıt tutulmadığı gerekçesiyle Türkiye'yi mahkûm etti.
Cumartesi Anneleri, AİHM kararına rağmen Bilgin'in akıbetinin ortaya çıkarılmasına yönelik etkili bir soruşturma yürütülmediğini savundu.
Açıklamada, Kenan Bilgin'in yanı sıra 12 Eylül döneminde gözaltında kaybedildiği belirtilen diğer kişilerin de akıbetlerinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talep edildi.
Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormaya ve adalet talebini sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.





