Evlilik ve ilişki terapilerinde uzun yıllardır bir güven bunalımı ya da kriz belirtisi olarak değerlendirilen "cinsel fantezilerde başkasını düşünme" eğilimi, modern bilimin merceği altına alındı. Kanada ve ABD’den uzmanların ortaklaşa yürüttüğü ve saygın bilimsel yayınlardan Archives of Sexual Behavior dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma, fantezi dünyasının sanılandan çok daha bağımsız işlediğini gösterdi. Toplam 546 katılımcının verileriyle gerçekleştirilen çalışma, partnerle birlikteyken kurulan hayallerin ilişkinin genel sağlığına doğrudan zarar vermediğini ortaya koyarak ezber bozdu.

YALNIZKEN EROTİZM, BİRLİKTEYKEN ŞEFKAT ARAYIŞI ÖNE ÇIKIYOR

Araştırma kapsamında katılımcıların hem yalnızken yaptıkları mastürbasyon süreçlerindeki fantezi içerikleri hem de partnerleriyle girdikleri cinsel etkileşimler sırasındaki zihinsel odakları incelendi. Elde edilen analizler, insan beyninin cinsel aktiviteleri gerçekleştirirken içinde bulunduğu duruma göre farklı senaryolar ürettiğini kanıtladı.

Uzmanlar, yalnızken kurulan fantezilerin çok daha yüksek oranda erotizm odaklı olduğunu ve partner dışı figürleri içerdiğini saptadı. Buna karşın, partnerle birlikteyken kurulan fantezilerin temelinde daha çok şefkat, sevgi ve duygusal yakınlık arayışı barındırdığı belirlendi. Bilim insanları, bu tür duygusal yakınlık içeren zihinsel süreçlerin, açıkça cinsel içerikli olmasalar bile çiftler arasındaki bağlanma bağlarını dolaylı yoldan güçlendirebildiğine dikkat çekiyor.

Image

İSTATİSTİKLER TABULARI YIKIYOR: BAŞKASINI DÜŞÜNMEK PARTNERİ DÜŞÜNMEKTEN DAHA YAYGIN

Çalışmanın yayımlanan istatistiki verileri, toplumsal olarak gizlenen bir gerçeği rakamlarla gözler önüne serdi. Katılımcıların yüzde 56'sı yalnızken gerçekleştirdikleri aktivitelerde tamamen partner dışındaki kişileri hayal ettiğini belirtirken, kendi partnerini düşünenlerin oranı yüzde 26'da kaldı.

Asıl çarpıcı sonuçlar ise çiftlerin birlikte olduğu anlarda kaydedildi. Seks esnasında sadece mevcut partnerine odaklandığını söyleyenlerin oranı yüzde 35 olarak belirlenirken, o esnada zihninde bir başkasını hayal ettiğini itiraf edenlerin oranı yüzde 38'e ulaşarak çoğunluğu oluşturdu. Bulguları değerlendiren araştırmacılar, bu durumun cinsel yaşamda sıklıkla tecrübe edilen bir dinamik olduğunu ve sanılanın aksine ilişkide bir şeylerin mutlaka "yanlış" gittiği anlamına gelmediğini vurguluyor.

İLİŞKİYİ DEĞİL CİNSEL TATMİNİ ETKİLİYOR: UZMANLAR PANİĞE KARŞI UYARIYOR

Araştırma ekibinin liderleri, fantezi dünyasındaki bu çeşitliliğin doğrudan düşük ilişki memnuniyeti ya da ayrılık sinyaliyle bir bağının bulunmadığını saptadı. Yapılan analizlerde, cinsel ilişki esnasında başkasını düşünmenin partnerler arasındaki genel sevgi, saygı ve bağlılık düzeyini düşürmediği; ancak cinsel tatmin oranları ve dışarıdaki çekici yabancılara duyulan anlık arzularla daha yakından ilişkili olduğu belirlendi.

Kendi partneri hakkında fantezi kurmaya devam eden kişilerin cinsel doyum düzeyinin daha yüksek çıktığını belirten uzmanlar, anlık olarak zihne üşüşen yabancı figürlerin bir suçluluk duygusuna dönüşmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Bilim dünyası, fantezilerin arkasındaki temel psikolojik motivasyonları çözmek adına araştırmalarını derinleştirmeyi planlarken, mevcut sonuçlar çiftlerin fantezi dünyasındaki bu bağımsızlığı bir kriz unsuru olarak görmemesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.