CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, partisinin eğitim alanındaki çalışmalarını ve mevcut eğitim sistemine yönelik eleştirilerini paylaştı. Özçağdaş, CHP'nin 300'den fazla akademisyen ve uzmanla hazırladığı eğitim programının hükümet programı haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Yapılan bir anketin, eğitim alanında CHP'nin %60'la daha iyi bir yönetim sergileyeceğini gösterdiğini ifade eden Özçağdaş, vatandaşların eğitime dair büyük beklentileri olduğunu vurguladı. Eğitim sisteminde büyük atılımlara ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Özçağdaş, "Var olanın ucunu kıyısını düzelterek çok fazla yol alamayız. Çok yeni, çok inovatif atılımlara ihtiyacımız var" dedi.

"Eğitimde bir tarafta Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 'itaatkâr, kanaatkâr, dindar, kindar nesil yetiştirme projesi'; bir tarafta ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirme anlayışı' bulunuyor" diyen Özçağdaş, 21. yüzyıl becerilerine sahip, sorgulayan nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti.

Özçağdaş, Türkiye'de eğitimde yaşanan sorunlara da değinerek, "Eğitimin piyasalaşması sorunu var. Eğitim, satın alınabilir bir hizmet haline dönüştü. Devletin verdiği güçlü bir kamusal hizmet değil. 'Paran varsa satın al' anlayışı hâkim." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin eğitimde hane halkı harcamasının en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğunu belirtti.

Okullarda dezavantajlı grupların yaşadığı zorluklara dikkat çeken Özçağdaş, "Yoksul ailelerden gelen çocukların giyecek kıyafeti, ayakkabısı yok. Türkiye'de on çocuktan birinde ayakkabı yok. Portakal, mandalina yiyemiyorlar. Bu durum, zorbalık ve kırılganlıkları artırıyor." dedi. Ayrıca, 20 bin köy okulunun kapatılmasının tarımsal üretim ve köyden göç gibi sorunları tetiklediğini söyledi.

"CUMHURİYETİN ÖZÜ ÖĞRETMENDİR"

Öğretmenlerin durumuna da değinen Özçağdaş, "Cumhuriyetin özü öğretmendir. Cumhuriyet her şeyden önce bir eğitim devrimidir. Öğretmenin güçlü olmadığı, saygın olmadığı, ekonomik koşullarla boğuşturulduğu bir toplum mutlu olamaz." diye konuştu. Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun öğretmenleri dışladığını ve sorunlarını çözmediğini savundu.

Milli Eğitim Akademisi'ne yönelik eleştirilerde bulunan Özçağdaş, mülakat süreçlerinin adaletsizliğine vurgu yaptı. "Mülakatta çok dayak yiyince her günü mülakata çeviren bir akademi icat ettiler." dedi. Ayrıca, 1611 öğretmenin mülakatlarda elendiğini ve seçim zamanı mülakatların kaldırılacağı vaadiyle oy istendiğini ancak sonrasında bu durumun devam ettiğini belirtti.