CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 16 Eylül 2026 Çarşamba günü Ahilik Haftası kapsamında Mersin’de düzenlenen programa katıldı.
Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunumunun ardından esnaf ve protokol üyeleriyle birlikte Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’na düzenlenen kortej yürüyüşüne katılan Kış, ana programda esnaf ve sanatkârlarla bir araya geldi.
Ahiliğin yalnızca geçmişten bugüne taşınan bir gelenek olmadığını belirten Kış, Ahiliğin alın terinin, dürüst ticaretin, dayanışmanın ve emeğe saygının adı olduğunu söyledi. Kış, Ahilik Haftası’nın aynı zamanda Türkiye’de esnafın içinde bulunduğu ekonomik koşulların ele alınması gereken bir dönem olduğunu ifade etti.
Kış, küçük esnafın yüksek enflasyonun yanı sıra kira, elektrik, akaryakıt, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi artan işletme giderleri altında ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.
Kış, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ahilikte siftahını yapan esnaf, komşusunu düşünürdü. Bugün esnafımız akşam kepengi kapatırken ertesi ayın kirasını, elektrik faturasını, vergisini ve primini düşünüyor. Bir tarafta maliyetler yükseliyor, diğer tarafta vatandaşın alım gücü düştüğü için dükkâna giren müşteri azalıyor. Esnaf kazanamıyor, vatandaş harcayamıyor. Böyle bir ekonomik düzen sürdürülebilir değildir.”
6 ayda 63 bin 392 esnaf kepenk kapattı
Esnafın yaşadığı sorunların rakamlara da yansıdığını söyleyen Kış, 2026 yılının ilk altı ayında 63 bin 392 esnafın işyerini kapattığını belirtti. Kış, bu rakamın günde ortalama yaklaşık 350 işyerinin kapanması anlamına geldiğini ifade etti. Son beş yıldaki kapanışların ise 600 bini aştığını ve bu bilginin Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarına da yansıdığını söyledi.
Kapanan işyerlerinin ardında ailelerin ve yılların emeğinin bulunduğuna dikkat çeken Kış, şöyle konuştu:
“63 bin 392 deyip geçemeyiz. Kapanan her kepengin arkasında bir aile var. Yıllarca biriktirilmiş sermaye, yetiştirilmiş çırak, edinilmiş müşteri, ödenmiş vergi ve verilmiş emek var. Bir esnaf kepenk kapattığında yalnızca bir işletme kapanmıyor; mahallenin ekonomisinden de bir parça eksiliyor.”
Esnafın finansmana erişiminin de önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Kış, ağustos ayında yapılan düzenlemeyle vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan esnafın Hazine faiz destekli kredilere erişiminin kolaylaştırıldığını hatırlattı.
Kış, borcu bulunan esnaf açısından genel yatırım ve işletme kredilerinde güncel yıllık finansman maliyetinin yüzde 24 olarak açıklandığını belirterek, finansmana erişim konusunda kalıcı çözümlere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Kış, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Esnaf neden borçlanıyor? Kirasını, çalışanının maaşını, elektrik faturasını, vergisini ödeyebilmek ve işyerini açık tutabilmek için. Borcunu ödeyemediği için finansmana ihtiyaç duyan esnafa yeni faiz yükleri bindirmek kalıcı çözüm değildir.
Esnaf ve sanatkârların kamuya olan kesinleşmiş vergi, sosyal güvenlik ve Bağ-Kur borçları için kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade eden Kış, çözüm önerilerini de sıraladı.
Kış, vergi, sosyal güvenlik ve Bağ-Kur borçlarının gerçek anlamda yapılandırılması gerektiğini belirterek, gecikme faizleri ve cezaların kaldırılmasını, ana paranın uzun vadeye yayılarak esnafa ödeme imkânı sağlanmasını istedi.
Yapılandırmaya giren esnafın icra, haciz ve elektronik haciz işlemlerinin durdurulması gerektiğini belirten Kış, borcunu yapılandırarak düzenli ödeyen esnafın geçmişte yaşadığı ödeme güçlüğünün ilerleyen dönemlerde finansal sicili nedeniyle krediye erişiminin önünde engel oluşturmaması gerektiğini söyledi.
Kış ayrıca küçük esnafın zincir işletmeler karşısında korunmasının ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasının bütüncül bir esnaf politikasının parçası olması gerektiğini ifade etti.
“9 bin gün neden? 7 bin 200 gün sözü yerine getirilmeli”
Esnafın emeklilik koşullarındaki prim günü farklılığına da dikkat çeken Kış, 4/b kapsamındaki sigortalılar için 9 bin prim günü şartının devam ettiğini söyledi. Kış, 2023 seçimleri öncesinde küçük esnaf için prim gününün 7 bin 200 güne indirileceğinin açıklandığını hatırlatarak konunun 2026 yılında da Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde olduğunu belirtti.
Kış, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yanında çalışan bir yurttaş 7 bin 200 prim günüyle emeklilik hakkına ulaşırken esnaftan 9 bin gün isteniyor. Arada 1.800 günlük, yani yaklaşık 5 yıllık bir fark var. Yıllarca vergi veren, istihdam sağlayan, ekonominin yükünü taşıyan esnaf için verilen 7 bin 200 gün sözü artık yerine getirilmelidir.”





