ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a karşı yürütülen operasyonların en az 100 gün boyunca desteklenmesi amacıyla Pentagon'dan daha fazla askeri istihbarat subayı gönderilmesini talep etti. Politico'nun haberine göre, bu personelin Florida'nın Tampa kentindeki CENTCOM karargahına sevk edilmesi istendi ve bu durum saldırıların eylül ayına kadar sürebileceğine işaret etti.
Haberde, CENTCOM'un İran savaşı için ek istihbarat personeli talebinin ilk kez gerçekleştiği vurgulandı. Ayrıca, İran'a karşı saldırıların tahmin edilen zaman çizelgesinin ötesine uzayabileceği yorumu yapıldı. Talebin, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bölgede savaşa tam anlamıyla hazırlıklı olmadığına işaret ettiği ve bu nedenle insan ve kaynak ekleme sürecinin hızlandığı belirtildi.
2010-2013 yılları arasında ABD'nin Sana Büyükelçisi olarak görev yapan Orta Doğu uzmanı Gerald Feierstein, askeri harekatın yakın olduğunu kimsenin gerçekten anlamadığı ya da inanmadığı, tamamen plansız bir operasyon yürütüldüğü değerlendirmesinde bulundu.
Bir ABD yetkilisi ise, mühimmat sıkıntısı endişesiyle Pentagon'un son yıllarda geliştirdiği daha küçük ve ucuz insansız hava aracı (İHA) karşıtı hava savunma sistemlerini bölgeye göndermeye çalıştığını aktardı. Yetkili, ABD ordusunun İHA'lara karşı kullanabileceği birçok silahın, bu ölçekte bir İHA tehdidiyle daha önce karşılaşılmadığı için şimdiye kadar herhangi bir savaşta kullanılmadığını belirtti.
Haberde, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarda kullandığı füzelerin milyonlarca dolara mal olduğu, buna karşın İran'ın elindeki İHA'ların çok daha düşük maliyetli olduğu ve mevcut radarların altında uçabildiği, ayrıca İran'ın stoklarında binlerce İHA bulunduğu ifade edildi.
2004-2008 yılları arasında ABD'nin Beyrut Büyükelçisi olarak görev yapan Jeffrey Feltman ise, ABD'nin İran'a yönelik saldırılar sonrası bölgeden ABD vatandaşlarının tahliyesinde hazırlıksız yakalandığını, bunun tam bir görev ihmali olduğunu söyledi. Feltman, İran'ın şüphesiz bir tehdit olduğunu ancak ABD'ye yönelik yakın bir tehdit bulunmadığını, buna rağmen binlerce, belki de yüz binlerce Amerikalının tehlike altında bırakıldığını ve tahliyeye dair bir plan yapılmadığını dile getirdi.
Bu gelişmeler, ABD'nin bölgedeki askeri hazırlıklarının ve güvenlik stratejisinin yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirirken, İran'ın sahip olduğu İHA kapasitesinin askeri dengeleri etkilediği yorumlarına yol açtı.