Çankırı Karatekin Üniversitesi Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yeşilay İl Başkanı İsmail Özcan, günümüzde önemli bir risk haline gelen teknoloji bağımlılığı konusunda aileleri uyardı. Özcan, ailelerin "dijital ebeveynlik" konusunda daha bilinçli olmaları gerektiğini belirtti.

Yeşilay'ın 5 farklı bağımlılık türüyle mücadele ettiğini ve dijital bağımlılığın da önemli bir problem olduğunu ifade eden Özcan, dijital bağımlılığın dijital oyun ve akıllı telefon bağımlılığı gibi alt kategorileri olduğunu vurguladı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak çocuk ve gençlere yönelik önleyici ve koruyucu hizmetler kapsamında teknolojinin doğru kullanımı konusunda sahada çalıştıklarını söyleyen Özcan, bağımlılık süreçlerinin tek boyutlu olmadığını ve oluşmadan önce aile eğitimleri, etkinlikler ve toplumsal farkındalık çalışmalarıyla sürecin en aza indirgenmesi için çaba gösterdiklerini dile getirdi.

Aileler ve gençler için ücretsiz destek hizmeti sunan Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) hakkında bilgi veren Özcan, klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarıyla gizlilik esasıyla hizmet verildiğini belirtti. Dijital bağımlılık veya diğer bağımlılık türleri konusunda kaygısı olanların veya çocuklarının problemli teknoloji kullanımından endişe duyan ailelerin 115 Danışma Hattı üzerinden ücretsiz ulaşabileceklerini söyledi. Ayrıca Yeşilay şubelerine gelerek birebir görüşme imkanının da bulunduğunu aktardı.

Yeşilay'ın 12 yaş ve üzeri bireylere mahremiyet gözetilerek ücretsiz hizmet verdiğini hatırlatan Özcan, 12 yaşından küçük çocukların ailelerine de bağımlılık türleri ve doğru yaklaşım konularında destek sağlandığını ekledi. Çocukların ve gençlerin bağımlılığa sürüklenmemesi için ailelerin dijital ebeveynlik kavramına hakim olmaları ve dijital okuryazarlık becerilerini artırmaları gerektiğini vurguladı.

Özcan, "Dijital ebeveynlik kavramı dediğimiz, biz çocuğumuza 'Al çocuğum yarım saat telefon ile oyna' diyoruz ve sınır da koyuyoruz. Ama o yarım saat içinde ne oynuyor? Hangi içeriklere maruz kalıyor? O içeriklerden kaynaklı çocuğun gelişimsel anlamda ona farklılık oluşturabilecek, gelişimlerini zedeleyebilecek, bir sürecin içerisine girebiliyor mu? Sosyal, duygusal anlamda onu etkileyebilecek bir durumun içerisine girebiliyor mu? Dijital ebeveynlik kavramımız yoksa çocuklar böylelikle bu süreçlerin içerisine dahil olduğunda bu sefer tamamen kendilerini izole etme durumunda kalıyorlar." şeklinde konuştu.