Bursa'da Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) çatısı altındaki 'Anne' isimli atölyelerde, lösemili çocukların anneleri ile hastalığı yenmeyi başaran kadınlar, üretim ortaklığında buluşuyor. 30 kadının tekstil ve mutfak bölümlerinde hazırladığı el emeği ürünler 'LSV Dükkan' aracılığıyla satışa sunulurken, elde edilen gelirle hem aile bütçelerine destek olunuyor hem de lösemili çocukların tedavi süreçlerine katkı sağlanıyor.
Kentte LÖSEV tarafından hayata geçirilen Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köy Enstitüsü bünyesindeki 'Anne' atölyelerinde, çocukları tedavi gören anneler ile geçmişte kanseri yenen kadınlar, oyuncaklardan gıda ürünlerine kadar pek çok alanda faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 30 kadının görev aldığı tekstil ve mutfak birimlerinde; bez bebekler, çantalar, mantı, erişte ve tarhana gibi çok sayıda ürün üretiliyor.
Kadınların büyük bir özveriyle hazırladığı ürünler, enstitü bünyesindeki 'LSV Dükkan' mağazasında ve dijital platformlar üzerinden satışa çıkarılıyor.
Satışlardan sağlanan kazanç ise lösemili çocukların tedavilerinde ve ailelerine verilen desteklerde kullanılıyor.
Böylece zorlu hastalık sürecini yakından bilen kadınlar, hem üretime dahil olarak ekonomik kazanç sağlıyor hem de benzer sıkıntıları yaşayan ailelere moral veriyor.
‘GELİR ÇOCUKLARIMIZIN TEDAVİLERİNDE DEĞERLENDİRİLİYOR’
LÖSEV Bursa İl Koordinatörü Aslı Sakarya, “LÖSEV Dükkan mağazamızda satışa sunduğumuz ürünler, lösemili çocuklarımızın anneleri ve kanser tedavisini tamamlayarak sağlığına kavuşan yetişkin hastalarımız tarafından ‘anne’ atölyelerimizde hazırlanıyor.
Her biri büyük bir emek ve umutla ortaya çıkarılan bu ürünler bizim için çok kıymetli.
Ürünlerin satışından elde edilen gelirin lösemili çocuklarımızın tedavilerinde değerlendiriliyor olması da bu çalışmayı daha anlamlı hale getiriyor” dedi.
‘ÜRÜNLER EL EMEĞİYLE HAZIRLANIYOR’
Sakarya, “Bursa Bilim ve Doğa Köy Enstitümüzde anne mutfak ve anne tekstil atölyesi olmak üzere iki ayrı atölyemiz bulunuyor. Toplam 30 annemiz üretim sürecinde aktif olarak görev alıyor.
Bez bebeklerden çantalara, doğal gıda ürünlerinden mantıya kadar birçok farklı ürün annelerimizin el emeğiyle hazırlanıyor. Biz de bu ürünlerin satışını gerçekleştirerek lösemili çocuklarımıza umut oluyoruz” diye konuştu.
‘MUCİZE VE UMUDUN ADI LÖSEV’
LÖSEV’in 28’inci kuruluş yıl dönümünü de kapsayan 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nın bu yılki mottosunun ‘Mucize ve Umudun Adı LÖSEV’ olduğunu belirten Aslı Sakarya, “Hastalıkla mücadele eden ve tedavisi devam eden tüm çocuklarımızın umutlarını kaybetmemelerini istiyoruz. Bugün sağlığına kavuşmuş yüzlerce, binlerce çocuğumuz olduğunu onlara her fırsatta hatırlatıyor ve bu mücadelede yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyoruz.
Ürünler zaman zaman ev ziyaretlerinde çocuklara hediye olarak da götürülebiliyor.
Dileyenler, kadınların ürettiği ürünlerin tamamına mağazamızdan ve internet sitemizden de ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARA BİR FAYDAMIZ DOKUNUYORSA NE MUTLU BİZE’
14 yıl önce meme kanserine yakalanan ve geçirdiği ameliyatla iki memesinin de alındığını anlatan Zeynep Üstüner (57), 8 yıl önce LÖSEV ile tanıştığını söyledi. Ev hanımı olduğu dönemde bir arkadaşının önerisiyle vakfa başvurduğunu belirten Üstüner, başlangıçta yalnızca moral bulmak amacıyla geldiği atölyede yıllardır oyuncak üretimi yaptığını ifade etti. Zeynep Üstüner, “Atölyeye oyuncak dikmek için geldim ve 8 yıldır burada çalışıyorum.
Ankara’dan onaylanan oyuncakların kalıpları bize gönderiliyor. Önce bu kalıplara göre kumaşları kesiyoruz, ardından dikim ve birleştirme işlemlerini gerçekleştiriyoruz.
Ben şu anda oyuncakların kesim aşamasında görev alıyorum. Yaptığımız işlerle çocuklara bir faydamız dokunuyorsa ne mutlu bize” dedi.
‘ÇOCUKLARA DESTEK OLMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUM’
Burada çalışmanın kendisine çok iyi geldiğini anlatan Üstüner, “El becerisi gerektiren işlerle uğraşırken hastalığı düşünmüyorsunuz. Bir yandan üretim yaparken diğer yandan lösemili çocuklara katkı sağlamak da insana büyük mutluluk veriyor. Burada olmaktan çok mutluyum.
Zaman zaman fiziksel olarak yorulduğum ve artık çalışmayı bırakmayı düşündüğüm oluyor. Ancak lösemili çocuklar aklıma geldiğinde vazgeçiyorum.
Onlara destek olabilmek için çalışmaya devam ediyorum. Buradan ayrılmak gerçekten çok zor” diye konuştu.
Geçmişte rahim ağzı kanseri tedavisi gören ve 2019 yılında LÖSEV ile tanışan Nermin Boylu da “Uzun yıllardır dikiş makinesi kullanıyorum. LÖSEV’e geldiğimde atölyedeki makineleri gördüm. O dönem makine kullanan çalışanlardan biri rahatsızlandığı için benden 1-2 hafta yardım etmemi istediler.
Ben de kabul ettim ancak o kısa süreli yardım 7 yıla dönüştü. Burada diktiğimiz ürünlerin lösemili çocuklara destek olduğunu öğrendiğimde çalışmaya devam etmeye karar verdim.
Çocukları da zaman zaman burada görüyoruz. Onlara katkı sağlayabilmek benim için çok değerli” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARA KATKI SAĞLADIĞINI BİLMEK ÇALIŞMA İSTEDİĞİMİZİ ARTIRIYOR’
Atölyede çalışmanın kendisine hem maddi hem manevi katkı sağladığını ifade eden Boylu, “Çalışmaktan çok mutluyuz. Özellikle cumartesi günleri çocuklar buraya geldiğinde onların neşesini görmek bizi daha da motive ediyor.
Ürettiğimiz her ürünün çocuklara katkı sağladığını bilmek çalışma isteğimizi artırıyor. Emeğimizin böylesine güzel bir amaca hizmet etmesi bize büyük mutluluk veriyor” dedi.
