Denizolgun, “Babamla amcam konusunda, parti konusunda da dedikleriniz külliyen yalan, isterseniz bir sonraki yazımda, bu yalanlarınızı da ispatlarıyla ifşa ederim” ifadelerini kullandı.
Arınç, soruşturmayla ilgili değerlendirmesinde, “Bu cemaat AK Parti’yi destekleseydi başlarına böyle bir iş gelir miydi? Böyle bir operasyon olur muydu?” sorusunu gündeme getirmişti.
“Bizim şu veya bu cemaate, şu veya bu tarikata peşin hükümlü bir düşmanlığımız yok. AK Parti’yi desteklesin veya desteklemesin” diyen Arınç, soruşturma sürecinde masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savunmuştu.
Arınç, “Süleymancılarla aramızdaki mesafenin açılması, iki kardeşten birinin AK Parti’ye gelip milletvekili olması, diğerinin de buna karşı çıkması ile oldu. Aradan yıllar geçti, bu sefer de kavga, kuzenler arasındaki mal mülkiyet kavgasına dönüştü. Biz, bunlarda taraf olamayız. Ancak bu soruşturma içerisinde ismi geçen o kadar temiz ve mükemmel insanlar var ki, onların bir şekilde isimlerinin geçmesini bile ben kendileri açısından mahzurlu buluyorum” ifadelerini kullanmıştı.
“Aramızdaki kavga mal mülk kavgası değil”
Arınç’ın “mal mülk kavgası” ifadesine özellikle karşı çıkan Denizolgun, yaşananların yalnızca bir mülkiyet anlaşmazlığından ibaret olmadığını savundu.
Denizolgun, paylaşımında 2019 yılında Kısıklı’daki bazı taşınmazlara ilişkin mahkeme kararı kapsamında yaptıkları ziyareti ve sonrasında yaşandığını belirttiği gelişmeleri anlattı.
Denizolgun, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizi parayla satın alamayacaklarını kesin olarak anlayan Kurişiiler, bu sefer mahkemeleri etkilemek için; bürokrasiye, yargıya ve siyasete rüşvetler dağıtmaya başladılar. Bu rüşvetleri de çok kereler ifşa ettim. Sizin çarpıtmaya çalıştığınız gibi, aramızdaki kavga; mal mülk kavgası değil, öyle olsaydı o paraları iade etmezdik.”
Arınç’ı ‘yanlış tarafta yer almakla’ suçladı
Denizolgun, Arınç’ın açıklamalarına yönelik eleştirilerini sürdürerek, “Her zamanki gibi, her ne kadar yaşınıza rağmen tarihin hep yanlış tarafında, batıl ve doğru olmayan tarafında yer almaya devam ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs 2025 tarihli grup toplantısında kullandığı “ahtapot sistemi” ifadesini de hatırlatan Denizolgun, “Ahtapot sisteminin cemaat ayağı Kurişiiler değil mi?” diye sordu.
Denizolgun ayrıca Arınç’a, “Bunu bildiğiniz halde, milli güvenlik toplantısında tehlikeli olarak tanımlanan, azınlık olan çıkar amaçlı suç örgütü kuran, Kurişiilik sisteminin ihanet içindeki üst yönetimine nasıl arka çıkarsınız?” sorusunu yöneltti.
“İsterseniz bir sonraki yazımda ifşa ederim”
Denizolgun, paylaşımının devamında Bülent Arınç’ın oğlu Mücahit Arınç’a da değindi. AK Parti içerisindeki geçmiş tartışmalara ilişkin olduğunu belirttiği bazı bilgileri gündeme getiren Denizolgun, Arınç’a yönelik şu ifadeleri kullandı:
“Oğlunuz Mücahidin, sizin Cumhurbaşkanımıza, Partimize muhalif olan 2020'li yıllarda basına verdiğiniz saçma sapan açıklamalarınızdan dolayı, Parti içinde sizin yüzünüzden ne kadar sıkıntı yaşadığını, Mücahidin kaç defa AK Partimizden istifa etmeye niyet ettiğini, bana sizinle ilgili hangi itiraflarda bulunduğunu ifşa etmemi ister misiniz, Sayın Bülent Bey?”





