Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması kapsamında düzenlenen toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şimşek, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hayat pahalılığına karşı kararlılık mesajı

Şimşek, özellikle imalat sanayisine yönelik selektif kredi politikasının kararlılıkla uygulandığını belirtti. AA’nın haberine göre, mevcut desteklerin genişletilmeye devam edeceğini ifade eden Şimşek, sanayi dönüşümü, değer zincirinde yukarı çıkma, dijital ve yeşil dönüşümün yanı sıra emek yoğun geleneksel sektörlerin de mali destekler ve seçici kredi programlarıyla desteklendiğini söyledi.

Finansmana erişim imkanları, aktif iş gücü politikaları ve diğer teşviklerin bir arada uygulanmasıyla mevcut istihdamın korunmasını ve önemli ölçüde yeni istihdam oluşturulmasını hedeflediklerini kaydeden Şimşek, gelir dağılımında da iyileşme yaşandığını belirtti.

Gini katsayısının hâlâ yüksek olduğunu ancak dezenflasyon programının başlamasından bu yana gelir dağılımında belirgin bir iyileşme görüldüğünü dile getiren Şimşek, iş gücünün gayrisafi yurt içi hasıladan aldığı payın da son üç yılda ciddi şekilde arttığını söyledi.

Şimşek, hayat pahalılığı konusunda ise net mesaj verdi:

“Hayat pahalılığı baskısını son derece ciddiye alıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda bizi görevlendirdi. Kararlılığımız tamdır ve bu yolda tavizsiz devam edeceğiz.”

Ekonomi programının sabit olmadığını, değişen dış koşullara göre güncellenmesi gerektiğini belirten Şimşek, programın yönünün ise değişmediğini vurguladı.

Şimşek, “Bize yöneltilebilecek tek makul eleştiri, hedeflerimizde ‘fazla iddialı’ davrandığımız olabilir. Evet, iddialıydık ve bunun getirdiği maliyetler oldu, fakat programa bağlılığımız tamdır, programı kararlılıkla sürdüreceğiz ve dezenflasyonu tesis edeceğiz” dedi.

Asya pazarına yeni odaklanma

Bakan Şimşek, toplantıda Çin'in küresel ticaretteki konumuna ilişkin soruları da yanıtladı.

Çin'in kümülatif ihracatının Afrika'ya yüzde 27'nin üzerinde, Asya'ya yaklaşık yüzde 16, Avrupa Birliği'ne yüzde 14 ve Türkiye'ye yüzde 11 arttığını belirten Şimşek, ABD'ye yönelik ihracatın ise yaklaşık yüzde 19 gerilediğini bildirdi.

Küresel ticarette ciddi bir kayma ve dengesizlik yaşandığını belirten Şimşek, Türkiye ile Çin arasındaki ticaret açığına da dikkat çekti. Türkiye'nin Çin'e yıllıklandırılmış ihracatının 4 milyar doların hemen altında, ithalatının ise yaklaşık 52 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyleyen Şimşek, bu dengesizliğin karşılıklı fayda sağlayacak şekilde daha sürdürülebilir hale getirilmesi için Çinli yetkililerle görüşmeler yürütüldüğünü ifade etti.

Asya'nın Türkiye açısından önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Şimşek, bölgeye yönelik ilgiyi artıracaklarını söyledi.

“Asya'ya inanıyoruz. Asya, Türkiye'nin ne yazık ki geçmişte yeterince güçlü odaklanamadığı bir bölge. Dolayısıyla buraya yönelik yenilenmiş bir odaklanmamız var ve Asyalı ortaklarımızla ilk fırsatta temas kurmak istiyoruz” diyen Şimşek, Türkiye'nin Asya pazarındaki fırsatları daha yakından değerlendireceğinin mesajını verdi.

Hedef yüksek büyüme ve adil gelir dağılımı

Şimşek, Orta Vadeli Program'ın nihai hedefinin Türk halkının refahını artırmak olduğunu belirtti. Programın sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil bir gelir dağılımını hedeflediğini ifade eden Şimşek, temel amacın daha yüksek yaşam standartları olduğunu söyledi.

Dezenflasyon sürecinin ilerlemesiyle büyüme ve diğer ekonomi politikaları arasında daha dengeli bir yapı oluşacağını belirten Şimşek, Türkiye'nin geçmiş dönemlerine ilişkin enflasyon ve büyüme verilerini de değerlendirdi.

1990'larda enflasyonun ortalama yüzde 70 civarında, reel GSYH büyümesinin ise yüzde 3'e yakın olduğunu hatırlatan Şimşek, 2002-2013 döneminde enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle ortalama reel büyüme oranının da neredeyse iki katına çıktığını söyledi.

Şimşek, sürdürülebilir yüksek büyüme için enflasyonun daha da aşağı çekilmesi gerektiğini vurguladı.

Sıkı para politikasının etkilerinin hissedildiği mevcut dönemde orta ve yüksek teknoloji alanlarındaki yatırımlar için kredi imkanları sunduklarını belirten Şimşek, çiftçiler ve küçük işletmelere sübvansiyonlu kredilerle destek sağlandığını, imalatçıların krediye erişiminin de kolaylaştırıldığını ifade etti.

İşsizlik konusunda belirlenen hedeflerin gerçekleştirildiğini söyleyen Şimşek, Kur Korumalı Mevduat'tan çıkış ve rezervlerin yeniden güçlendirilmesi gibi alanlarda da önemli sonuçlar elde edildiğini kaydetti.

Enflasyonla mücadelede ise petrol fiyatları başta olmak üzere küresel gelişmelerin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini belirten Şimşek, buna rağmen ekonomi programının temel yönünün korunacağını söyledi.

Şimşek, “Asıl önemli olan gidilen istikamettir ve biz rotamızı koruyacağız. Bizim duruşumuz budur” ifadelerini kullandı.