Bakan Ömer Bolat’a yönelik ifadelerin gerekçe gösterildiği suç duyurusu dilekçesinde, Saymaz ve Ağırel’in katıldıkları bir televizyon programında dile getirdikleri sözlere yer verildi.
Dilekçede, iki gazetecinin fon soruşturmasına ilişkin bazı bilgileri “kurgusal ve asılsız” unsurlarla bir araya getirerek kamuoyuna aktardığı ve bu yolla Bakan Bolat’ın hukuka aykırı bir fiil işlediği yönünde algı oluşturulmaya çalışıldığı öne sürüldü.
Televizyon programının ardından sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlara da dikkat çekilen dilekçede, kamuoyunun yanıltılmasına yönelik sürecin yayın sonrasında da devam ettiği savunuldu.
Suç duyurusu dilekçesinde, Saymaz ve Ağırel’in bilinçli ve gerçeğe aykırı eylemlerinin “kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma”, “hakaret”, “iftira” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçları kapsamında değerlendirildiği öne sürüldü. Dilekçede şunlar kaydedildi;
"Yapılan paylaşımlar ile bakanlığımızın toplum nezdindeki saygınlığının azaltılması amaçlanmıştır. Ayrıca yapılan bu saldırılar, sayın bakanımızın şahsında esasen devlet tüzel kişiliğini hedef almış açıklamalardır. Devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik olan ve devlet aleyhine yapılan bu tür saldırıların cezalandırılması anayasal düzen ve demokratik hukuk devletinin korunması için bir gerekliliktir. Bakanlığımız milli yararı gerçekleştirmenin en üst makamlarından olmakla birlikte devlet tüzel kişiliğinin de temsil makamıdır. Dolayısıyla hem bakanlığımızın hem de devletin manevi şahsiyetini alenen tahkir eden kişilerin cezalandırılmasının devlet yararına olduğu şüphesizdir."