Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye’de yaşayan Rıdvan Kaya, Zekeriya Ceran, Fatih Tezcan, Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tumer ve Alparslan Tanrıkulu hakkında anayasal düzeni zorla değiştirme ve dini aşırıcılık suçlamalarıyla gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarıldığını duyururken, şüphelilerin sosyal medya paylaşımları ile diplomatik temsilcilikler önündeki eylemlerinin dosyada delil olarak yer aldığı açıklandı.
Azerbaycan Cumhuriyeti Başsavcılığı, Türkiye’de ikamet eden ve faaliyet gösteren yedi Türk vatandaşı hakkında başlatılan hukuki sürece ve yöneltilen ağır suçlamalara ilişkin kapsamlı detayları kamuoyuyla paylaştı.
Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, söz konusu hukuki adımın gerekçesi şu ifadelerle aktarıldı:
"Ülkemizin anayasal düzeninin, kamu güvenliğinin ve vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması ile dini radikalizm ve aşırıcılık faaliyetlerinin önlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan ve faaliyet gösteren aşağıdaki kişiler hakkında gıyabi tutuklama kararı aldırılarak uluslararası arama başlattığımızı kamuoyuna duyururuz."
Yöneltilen suçlamalar ve aranan isimler belli oldu
Yürütülen soruşturma çerçevesinde haklarında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarılan kişilerin Rıdvan Kaya, Zekeriya Ceran, Fatih Tezcan, Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tumer ve Alparslan Tanrıkulu olduğu resmiyet kazandı.
Başsavcılık açıklamasında, bu kişilere Azerbaycan Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca çok sayıda ağır suçlamanın yöneltildiği belirtildi. Buna göre şüphelilere şu suçlamalar isnat edildi:
-
Ceza Kanunu’nun 281.2 maddesi uyarınca “iktidarın zorla ele geçirilmesine ve anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik aleni çağrılar”
Ceza Kanunu’nun 283.2.1 maddesi kapsamında “şiddet yoluyla dini nefret ve düşmanlığın körüklenmesi”
Ceza Kanunu’nun 167-3.1 maddesine dayanarak “dini aşırıcılık içerikli materyallerin hazırlanması, saklanması ve yayılması”
Eylemler ve sosyal medya paylaşımları soruşturma dosyasında yer aldı
Soruşturma dosyasında yer alan delil ve bulgulara da değinilen açıklamada, şüphelilerin hukuki durumuna mesnet teşkil eden faaliyetlere vurgu yapıldı. Başsavcılık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Soruşturma çerçevesinde, bu kişilerin 25 Eylül–18 Ekim 2026 tarihleri arasında sosyal medya platformlarında yaptıkları paylaşımlar ile İstanbul Başkonsolosluğu ve Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen protestolardaki konuşmaları delil olarak değerlendirilmektedir."
Soruşturmanın çok yönlü bir şekilde sürdürüldüğünü vurgulayan Azerbaycan Başsavcılığı, adı geçen şüphelilerin yakalanması ve adalet önüne çıkarılması amacıyla gerekli tüm uluslararası adli yardımlaşma ve iş birliği mekanizmalarının ivedilikle işletilmeye başlandığını kaydetti.