Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davanın duruşmasında tutuklu sanıklar Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada ilk savunmayı yapan “M7” kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik, bazı siyasi ve emniyet mensupları tarafından takip edildiğini, yurt dışına çıkış sürecinin de bu kurgunun bir parçası olduğunu savundu. Soruşturma aşamasında kendisine baskı yapıldığını ve sahte deliller üretildiğini iddia eden Sertçelik, Türkiye'ye kendi isteğiyle döndüğünü ancak savcılık aşamasında da tehditlerle karşılaştığını ileri sürdü.

Ayhan Bora Kaplan'dan suçlamalara ret

Duruşmada suç örgütü liderliği iddiasıyla yargılanan Ayhan Bora Kaplan da savunma yaparak hakkındaki iddiaları reddetti. Gözaltı sürecinde "kaçarken yakalandığı" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Kaplan, gözaltına alındığı sırada hakkında henüz herhangi bir karar bulunmadığını savundu. Emniyette kendisinden bazı ifadeleri imzalamasının istendiğini öne süren Kaplan, dosyanın başından beri ön yargıyla kurgulandığını iddia etti.

Medyanın sürece müdahale ettiğini savunan Kaplan, "En başından beri bir infazla, bir ön yargıyla başladı bizim dosyamız maalesef. Ne kadar muhalif medya varsa üzerimize oynadı. Ne kadar Cumhurbaşkanı'nı, bakanını sevmeyen varsa bize yüklendi, bizi hedef gösterdi. Sırf 15 Temmuz'da sokaklara çıktık diye" ifadelerini kullandı. Örgüt suçlamasının somut delillere dayanmadığını da savunan Kaplan, "Benim 60 adamım varmış ama hiçbiriyle iletişime geçmemişim. Ben bunlara nasıl talimat vereceğim? Örgüt iddiasına delil koyamadılar" dedi.

Avukatlardan hukuka aykırılık vurgusu

Sanık savunmalarının ardından avukatlar söz aldı. Serdar Sertçelik'in avukatı Ilgaz Teziş, gizli tanık sürecinin başından beri planlı yürütüldüğünü ve müvekkilinin psikolojik baskı altında ifade verdiğini belirtti. Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu ise soruşturmanın temelinde kin ve öç alma duygusu bulunduğunu savunarak dosyadaki diğer gizli tanık "Ü5"in mahkemede dinlenmesi gerektiğini kaydetti. Avukat Rıdvan Şahin ise soruşturma aşamasındaki yazışmalara dikkat çekerek dosyanın hukuki temellerinin sakat olduğunu ifade etti.