Avrupa'da doğal gaz fiyatları, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi geçişlerinin neredeyse durma noktasına gelmesiyle haftaya yüzde 20'nin üzerinde artışla başladı. Bu gelişme, kıta genelinde enerji piyasalarında önemli bir dalgalanmaya yol açtı.

Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına taşınmasında stratejik bir geçit olarak öne çıkıyor. Küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20'si bu dar su yolundan geçiyor. Katar'ın uluslararası LNG sevkiyatlarının neredeyse tamamı da bu güzergâhı kullanıyor.

Boğazdan geçen LNG'nin büyük bir kısmı Çin ve diğer Asya ülkelerine yönelirken, küresel tedarikte yaşanabilecek herhangi bir aksaklık, özellikle Avrupa'da fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. Son günlerde Avrupa'nın gaz depolarındaki doluluk oranının yüzde 30'un altına gerilemesi de fiyat artışlarını hızlandırdı. Depolardaki azalma, Avrupa'nın uluslararası piyasalardan daha fazla LNG temin etme ihtiyacını artırıyor.

Hollanda merkezli TTF sanal doğal gaz ticaret noktasında nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başı fiyat, sabah saatlerinde 39,2 avroya ulaştı. Bu seviye, Ağustos 2023'ten bu yana görülen en yüksek artış olarak kaydedildi. Saldırı öncesinde, 27 Şubat'ta fiyatlar 31,95 avro seviyesindeydi. Son yükselişle birlikte, Avrupa gaz piyasasında 18 Şubat 2025'te kaydedilen 38,7 avroluk zirve de aşılmış oldu.

Yaşanan gelişmeler, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerinin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda küresel enerji tedarik zincirinde de ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini bir kez daha gösterdi. Avrupa'nın enerji güvenliği, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere bağlı olarak kırılganlığını koruyor.