Ataşehir Belediyesi’nde başkanvekilliği için yapılan seçimde AKP’nin adayı Serdar Orhan kazandı. Tutuklu Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ardından başkanvekili olarak görev yapan Murat Güneş’in de tutuklanması üzerine belediye meclisinde yeni başkanvekili seçimi gerçekleştirildi. Meclisteki siyasi dengelerin değişmesi ve bir meclis üyesinin AKP’ye geçmesiyle seçimde AKP’nin avantajı arttı. CHP ve YENİ Parti’nin aday çıkarmama kararı alarak seçimden çekilmesinin ardından başkanvekilliğini AKP’nin adayı Serdar Orhan kazandı.
Silivri’de tutuklu bulunan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, seçim sürecinin ardından yaptığı açıklamada, belediye yönetiminin el değiştirmesine tepki gösterdi. Adıgüzel, Ataşehir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayıldığını savunarak sürecin demokratik meşruiyetine itiraz etti.
“Kendinizi milletten büyük mü görüyorsunuz?”
Adıgüzel, açıklamasında son dönemde yaşanan meclis üyesi transferleri ile gözaltı ve tutuklama süreçlerine dikkat çekti. AKP’ye yönelttiği sorularla seçim sürecini eleştiren Adıgüzel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Belediyemizin yönetimini değiştirecek bir meclis seçimiyle karşı karşıyayız. Son dönemde yaşanan meclis üyesi transferlerini, gözaltı ve tutuklama süreçlerini birlikte değerlendirdiğimizde, Ataşehir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin gasp edilmeye çalışıldığı çok açıktır. Geldiğimiz noktada AK Parti tarafından yanıtlanması gereken bazı sorular vardır? Ataşehir halkının sandıkta verdiği kararı kabullenebilmeniz için ne kadar oy almamız gerekmektedir? Milletin size sandıkta vermediği yönetim yetkisini, baskı ve tehdit yoluyla elde etmeyi gerçekten bir zafer olarak mı göreceksiniz? Milletin iradesine saygı, yalnızca seçim sonuçları sizin lehinize olduğunda mı geçerlidir? Siz kendinizi milletten daha büyük mü görüyorsunuz?
Ben bugün Silivri’deyim. Ancak Ataşehir halkının bize verdiği emanete sahip çıkma kararlılığımın ilk günkü kadar güçlü olduğunun bilinmesini isterim. Milletin oyuyla kazanılmış bir belediye yönetiminin, milletin iradesi yok sayılarak el değiştirmesine karşı çıkıyorum. Yaşananların demokratik meşruiyeti konusunda ciddi itirazlarım var ve bu itirazlarımı kamuoyu önünde dile getirmeye devam edeceğim. Seçim kazanmakla, seçimden sonra meclis çoğunluğunu değiştirmek aynı şey değildir. Millet iradesini yok sayan hiçbir siyasi hesap, demokratik meşruiyetin yerini tutamaz. Bu nedenle Ataşehir halkının iradesini hiçe sayan siyasi hesapların karşısında durmak, savunduğumuz demokrasi anlayışının ve millet iradesine olan inancımızın bir gereğidir.
Ataşehir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin masa başı pazarlıklarla gasp edilmesi son derece vahim bir tablodur. Bu sürecin siyasi ve hukuki sorumluluğunu üstlenenlere ayrıca hatırlatmak isterim, Millet iradesi, yalnızca seçim sonuçları sizin lehinize olduğunda hatırlayabileceğiniz bir kavram değildir. Biz Ataşehir halkına verdiğimiz sözün arkasındayız. Aynı kararlılıkla milletimizin emanetine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bugün yaşananlar tarih karşısında ve milletimizin vicdanında ilelebet mahkum olacaktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."