Türk bilim insanları, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında kıtanın zorlu koşullarında sağlık ve tarım alanlarında potansiyel taşıyan araştırmalar yürütüyor.
Kutup ekosistemine özgü makroalg ve bitki türleri üzerinde yapılan çalışmalarda, bu canlılardan elde edilen doğal bileşiklerin viral proteazlara karşı etkileri analiz ediliyor. Araştırmacılar, ekstrem koşullarda yaşayan türlerin güçlü biyolojik özelliklere sahip olabileceğine dikkat çekerek, bu bileşiklerin yeni ve etkili antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine katkı sağlayıp sağlayamayacağını değerlendiriyor.
Diğer yandan, Antarktika'nın toprak ekosisteminde bulunan mikroorganizmalar da ayrı bir incelemenin odağında. Aşırı soğuk ve kurak ortama adapte olmuş bu mikroorganizmaların topluluk yapısı araştırılarak, ileride biyogübre olarak kullanılma ihtimalleri değerlendiriliyor.
Bilim insanları, yürütülen çalışmaların yalnızca kutup ekosistemlerinin anlaşılmasıyla sınırlı olmadığını, elde edilen verilerin insanlığın karşı karşıya olduğu sağlık ve sürdürülebilir tarım sorunlarına çözüm arayışında önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Antarktika'dan elde edilen her yeni bulgu, sadece bu kıtayı değil, insanlığın geleceğini de yakından ilgilendiriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü'nden araştırma projesiyle sefere katılan Dr. Çağlar Sagun, projelerinin değişen iklim şartlarında Antarktika topraklarındaki mikroorganizmaların topluluk yapılarını incelemek olduğunu aktardı.
'Bunlar arasından bakteri ve mantar türlerinin mikrobiyal gübre olma potansiyellerini inceledik. Gerçekleştirdiğimiz projenin incelemesi sonucunda elde edeceğimiz verilerle iklim değişikliğinin etkisine adapte olan organizmalardan yararlanarak iklim değişikliğine karşı savunma stratejileri ve yeni mikrobiyal gübreler geliştirmeyi hedefliyoruz.'
Gebze Teknik Üniversitesi'nden sefer katılımcısı Araştırma Görevlisi Gözde Yeşiltaş İmamoğlu ise Antarktika'da bulunan algler ve bitkilerden numune toplayacaklarını belirterek, bu algler ve bitkilerin viral proteazlara karşı etkinliğine bakacaklarını söyledi.
İmamoğlu, soğuk iklim koşullarında yaşayan bu canlıların güçlü metabolitler üretebildiklerini dile getirerek, 'Bu metabolitlerde insanlarda sağlık için tedavi yöntemi geliştirebilir mi? Olabilir mi? İmkanına bakacağız.' diye konuştu.
Araştırma Görevlisi İmamoğlu, aldıkları numuneleri ekstrakte edip içeriğindeki biyoaktif etken molekülleri belirleyeceklerini ifade ederek, şunları aktardı:
'Zaten hepimiz COVID-19'dan virüslerin hayatımıza girişine alıştık ve burada ne kadar çaresiz olduğumuzu, imkanlarımızın ne kadar yetersiz olduğunu gördük. Biz de bu çalışmayla burada elde ettiğimiz bitki ve alglerin içeriğindeki biyoaktif etkenler nasıl bir tedavi, nasıl bir ilaç geliştirebilir bunun etkilerini inceleyeceğiz.'





