Antalya'da 74 yaşındaki Recep Güler, "Amigo Miloş" ve "Gandalf Dede" lakaplarıyla bilinen, 46 yıldır Antalyaspor ve milli takım tribünlerini tezahüratlarıyla coşturan bir isim. Dünyanın en büyük orkestra şefleri olarak nitelendirilen amigolar arasında yer alan Güler, tek el hareketleriyle tribünleri ayağa kaldırmayı başarıyor.
Kızılsaray Mahallesi'nde doğan Recep Güler, 1966 yılında Antalyaspor'un kuruluşunda altyapıda forma giyerek spora adım attı. Kırmızı-beyazlı renklere aşık olan Güler, o dönemde Antalyaspor'da forma giyen Yugoslav futbolcu Miloş Popoviç'e benzerliği nedeniyle "Miloş" lakabını aldı. Futbola askerlik sonrası devam edemeyen Güler, baba mesleği sebze komisyonculuğuna yöneldi ve müzisyenlik yaparak kentin önemli sanatçıları arasına girdi.
Sahne hayatında da "Miloş" adını kullanan Güler, Antalyaspor sevgisini kalbinde büyütmeye devam etti ve tüm maçları tribünden takip etti. Sessiz tribünleri canlandırmak amacıyla 1980 yılında tribünün yüksek bir noktasına çıkan Recep Güler, tam 46 yıldır Antalyaspor'un başarısı için taraftarları yönlendiriyor. Uzun beyaz saçları ve sakalları, sevecen tavırlarıyla "Dede", "Gandalf Dede" ve "Amigo Miloş" olarak anılan Güler, hiçbir maçı kaçırmıyor.
Türkiye'de amigoluğun tanınan yüzlerinden biri haline gelen Recep Güler, Türkiye Futbol Federasyonu'nun davetiyle milli maçlarda da ay-yıldızlı takıma destek veriyor. Milli takımın 40 maçında amigoluk yapan Güler, Türkiye'nin 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanmasıyla milli takıma destek vermeye hazırlanıyor.
"Stada gidip de hiç maç izlemeyen benimdir herhalde," diyen Recep Güler, Antalyaspor ve tribünleri "Yaşama sebebim, sevdam." olarak tanımlıyor. 46 yıldır süren amigoluk kariyerinde Antalyaspor'a futbolcu, yönetici ve amigo olarak hizmet vermenin onurunu yaşadığını belirtiyor. Bir maçta tribünlerin sessizliğinden rahatsız olan arkadaşlarının isteğiyle tribünün önündeki yüksek duvara çıkarak amigoluğa ilk adımını attığını anlatan Güler, tek bir el hareketiyle 15 bin kişiyi ayağa kaldırmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ediyor.
"O yıllarda tribünlerin önündeki sete bir çıktım bir daha da inmedim," diyen Güler, kentte herkes tarafından tanındığını vurguluyor. Neredeyse 46 yıldır maçları izleyemediğini, gol olduğunda sevindiğini ancak kimin attığını sonradan öğrendiğini belirten Güler, maç özetlerini izleyerek takibini sürdürdüğünü ekliyor.




