Antalya'da doğal çakıl taşı mozaik sanatçısı Süleyman Sarı ile ressam ve heykeltıraş kızı Gözde Sarı, Akdeniz Üniversitesi'nde "Antroposen Çağında Doğayla Barışmak: Doğadan Müdahalesiz Sanata" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Baba ve kız, doğanın milyonlarca yıllık emeğini koruyan özgün sanat pratiklerini katılımcılarla paylaştı.
Süleyman Sarı, eserlerinde 1 ila 3 milimetre arasındaki doğal çakıl taşlarını kullandığını ve sanat sürecinin doğaya "sıfır müdahale" ilkesine dayandığını belirtti. Sarı, "Doğada suyun ve zamanın şekillendirdiği ve renklendirdiği o küçücük bir taşın formuna dokunmak, aslında yeryüzünün yazdığı bir hikayeyi bölmek demektir. Benim sanat pratiğimde taşlar kesilmez, boyanmaz ve asla yontulmaz. Doğanın sunduğu formları ve renkleri olduğu gibi kabul edip, her bir taşın eserdeki yerini bulması bazen haftalar hatta aylar süren bir arayışı gerektiriyor." ifadelerini kullandı.
Sarı, sanatının insanın doğa üzerinde güç kurmasından ziyade, doğanın sunduğu imkanlara uyum sağlaması üzerine etik değer taşıdığını vurguladı. Kızı Gözde Sarı ise babasının sanat pratiğini çağdaş sanat kuramları ve filozof Walter Benjamin'in "aura" kavramı üzerinden analiz ederek, insanın doğayı şekillendirme arzusundan geri çekilmesinin önemine değindi. Sarı, bu disiplini akademik literatüre kazandırmak için kavramsal isimlendirme çalışmaları yaptıklarını da sözlerine ekledi.
Etkinliğe akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever yoğun ilgi gösterdi.





