Ankara'da bir otelde düzenlenen, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi tarafından koordine edilen "Bilim Kafe" etkinliği kapsamında Sabancı Üniversitesi, yapay zeka temalı bir söyleşi gerçekleştirdi.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici, yapay zeka için kritik öneme sahip işlemcilerin tasarımına vurgu yaparak, bu alanda uzun yıllardır yurt dışında çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Günlük hayata giren yapay zeka uygulamalarının temellerinin yaklaşık 60 yıl önce atıldığını hatırlatan Leblebici, yapay zeka uygulamalarının başarısı için büyük veri setleriyle eğitilmesinin gerekliliğini dile getirdi. Eğitilmeyen yapay zekanın kullanışsız olduğunu vurgulayan Leblebici, "Onu bir veri setiyle eğitmeniz lazım." dedi.

Yapay zekanın eğitimi için milyonlarca farklı veri setine, görüntü ve metin içeriğine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Leblebici, günümüzdeki yapay zeka devriminin 60 yıl önce teorik olarak atılan temeller üzerine inşa edildiğini ve son 10-15 yıldaki veri patlamasıyla canlandığını söyledi. Verilerin işlenmesi ve saklanması için gereken işlem gücünün ve işlemci çiftliklerinin muazzam elektrik tükettiğini belirten Leblebici, dünya toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unun bu alana harcandığını ve bunun birçok ülkenin ihtiyacından fazla olduğunu dile getirdi.

Geleceğe yönelik endişelerini dile getiren Leblebici, "Dünyanın elektrik üretim kapasitesinin hatırı sayılır bir kısmının yapay zeka için kullanılması gerektiği sonucu çıkıyor. Bu üzerine düşünmemiz gereken bir şey, bunu bu şekilde devam ettirecek olursak bir duvara çarpacağımızı hissediyoruz." dedi. Daha az enerji harcayan yöntemler, farklı enerji kaynakları ve sürdürülebilir, yenilenebilir enerji kaynaklarının yapay zeka için kullanılıp kullanılamayacağı sorularına henüz cevapları olmadığını belirtti.

Yapay zekanın "hayal görmesi" olarak adlandırılan halüsinasyon sorununa da değinen Leblebici, yapay zekanın verdiği cevapların bazen doğru olabileceği gibi bazen de yanıltıcı olabileceğini söyledi. Bu halüsinasyonların önüne geçmenin kolay olmadığını ve yapay zeka uygulamalarındaki sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekaya gözü kapalı teslim olunamayacağını, zira hem sürdürülebilirlik sorunları hem de halüsinasyon görme potansiyeli nedeniyle üretilen sonuçların sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bu konunun toplum bilimi, psikoloji, etik gibi alanlarla birlikte enerji kaynakları ve ekonomiyi de yakından ilgilendirdiğini sözlerine ekledi.