Gastronomi uzmanları, 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti seçilen Ankara'nın gastronomi alanındaki görünürlüğünü artırmak ve Türk dünyasında ortak bir mutfak kültürü oluşturmak için önerilerde bulundu. Bu kapsamda, değişim programları ve festivallerle kültürel etkileşimin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Anadolu Aşçılar Federasyonu Başkan Yardımcısı Ayhan Gökdemir, Türkiye'nin zengin mutfak kültürüne sahip olduğunu ancak henüz hak ettiği yerde olmadığını belirtti. Gökdemir, Ankara'nın bürokrasi şehri olması nedeniyle farklı yerlerden gelen insanları bir araya getirdiğini ve bu avantajın yemek kültürüyle ön plana çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Gökdemir, Türk cumhuriyetlerindeki üniversitelerle iş birliği yaparak öğrencilerin karşılıklı eğitim almasını ve mutfaklar arası kültür etkileşimini sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Ayrıca, yüzeysel olmayan ve akademik olarak birbirini tamamlayan festivallerin düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Ankara'da turistlerin konaklama süresinin kısa olmasının gastronomi turizmini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Gökdemir, konaklama süresi arttıkça gastronominin de gelişeceğini ifade etti.
Başkentte "Ankara simidi", "Ravak yoğurdu", "Beypazarı kurusu", "Beypazarı sarması" ve "Kalecik üzümü" gibi yerel ürünlerin yeterince tanıtılamadığını belirten Gökdemir, bu değerlerin görünür hale gelmesi için kadın kooperatiflerinin destekleneceğini dile getirdi.
Gökdemir, Ankara'nın yemek kültürünü tanıtmak amacıyla tüm ilçeleri kapsayacak detaylı bir festival planladıklarını açıkladı. Bu festivalin, yiyeceklerin hikayeleri, üretimleri ve ticari potansiyellerini içeren bir oluşuma dönüşebileceğini belirtti.
Ankara Anadolu Gastro-Turizm Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Celal Dikkatli de Ankara'nın siyasi kimliğinin gastronomiye katkı sağlayabileceğini ifade etti.





