Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara'da düzenlenen "Renkli Doppler Ultrasonografi Cihazı Geliştirme Projesi" imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlık hizmetleri sunumu, üretimi, teknolojisi ve bilgisi alanlarında önemli bir atılım yapacağını belirtti.

Bakan Memişoğlu, "Türkiye nasıl sağlık hizmetini iyi sunmuşsa, üretimini de teknolojisini de bilgisini de sağlıkta üretecektir. Nasıl savunma sanayisinde bunu başardıysak, sağlık sanayisinde de teknolojisinde de bunu rahatlıkla başaracağımıza inanıyorum." diyerek, ülkenin savunma sanayisindeki başarısını sağlık sektörüne de taşıma vizyonunu paylaştı.

Türkiye'nin insan gücü ve altyapısıyla dünyanın sayılı sağlık hizmeti sunan ülkelerinden biri haline geldiğini vurgulayan Memişoğlu, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023 depremlerinde sağlık sisteminin önemli bir sınav verdiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı'nın iradesiyle sağlık alanında yeni başlangıçlar yapıldığını ve Türkiye'nin artık sadece hizmet sunmakla kalmayıp, yeni teknoloji, cihaz ve malzeme üretimiyle de öne çıkacağını ifade etti. Sağlık sektörünün Türkiye'nin lokomotif sektörü haline geleceğine inandığını söyledi.

Memişoğlu, sağlık alanında 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat hedefleri olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için insan gücü, siyasi irade ve lider vizyonunun yeterli olduğunu belirtti. Türkiye'nin siyasi istikrarı, insan gücü ve gelişmişliğiyle dünyanın göz bebeği olması gerektiğini vurguladı.

Sağlık sektöründeki yatırımcılara ve firmalara seslenen Bakan Memişoğlu, "Türkiye'nin bugün sizler için yatırımın, ortaklığın en iyi olabileceği ülke olduğunu özellikle iyi belirtmek istiyorum. İnsan gücüyle, altyapısıyla bunu başarabilecek bir ülkedir." dedi. Doppler ultrason üretimi için Türkiye'ye güvenerek yatırım yapan iki firmaya teşekkür etti.

Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin gelecekte sağlık üretimi ve teknolojisi anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacağını söyledi. Sadece cihaz üretiminden bahsetmediklerini, sağlıkta yeni şeyler söyleyebilecek kapasiteye, insan gücüne ve iradeye sahip bir ülkeden bahsettiklerini dile getirdi.

Klinik çalışmaların önemine de değinen Memişoğlu, Türkiye'de klinik araştırmaların daha çok Faz 3 seviyesinde olduğunu ve Faz 1 çalışmalarında yeterli olmadıklarını gözlemlediklerini belirtti. Bilim insanlarının fikir ve bilgilerini üretime dönüştürmelerini kolaylaştırmak için bir ekosistem oluşturulduğunu anlattı. Bu çalışmaların 1,5 yıldır sürdüğünü ve yakın zamanda ultrason, CAR-T tedavisi ve aşı gibi alanlarda yeni gelişmelerin görüleceğini söyledi.

Memişoğlu, "Türkiye'nin sadece bir pazar değil, ortak olduğunu belirtmek istiyorum." diyerek, fikirlerin ürün haline gelmesi için iş birliğinin önemini vurguladı.