Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Ankara'da düzenlenen İş Yargısının Hızlandırılması ve Dava Sayısının Azaltılmasına Yönelik Hukuk Politikaları Çalıştayı'nda, iş yargılamalarında bir davanın ortalama görülme süresinin 500 günü aştığını belirtti. Bu durumun, çalışma hayatındaki uyuşmazlıkların hızlı çözümü için iş yargısında köklü bir dönüşüm gerektirdiğini vurguladı.

Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen çalıştayın açılışında konuşan Uçum, hukuk sisteminin en yoğun alanlarından biri olan iş yargısını daha hızlı ve etkin hale getirecek politikalar üretmek amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti. İş hukukunun işçiyi koruyucu niteliğine ve toplumsal barışın tesisi için önemine değinen Uçum, bu alanın genel yargılama kurallarından ayrı düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Mehmet Uçum, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun, işçinin ve işverenin haklarını adil, çabuk, kolay ve etkin bir şekilde elde etmesine hizmet ettiği ölçüde faydalı olduğunu belirtti. Ücret geliriyle geçimini sağlayan işçi için zamanın sadece hukuki bir kavram değil, doğrudan hayatını idame ettirme meselesi olduğuna dikkat çekti. Uçum, "Adaletin gecikmesi işçi için geçim sıkıntısıyken, işveren için ise öngörülemez maliyetler ve belirsizlik demektir. Diğer yandan iş yargısının hızı ve etkinliği, toplu iş hukuku düzeni bakımından da oldukça önemlidir." dedi.

Uçum, Adalet Bakanlığı'nın 2025 verilerine göre, iş mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresinin 505 gün olduğunu, aynı yıl iş mahkemelerinin önüne gelen dosya sayısının ise 665 bin 830 olarak gerçekleştiğini aktardı. Temyize konu bir iş yargılamasının ortalama 900 günün üzerinde sürdüğünü belirten Uçum, bu durumun çalışmanın gerekliliğini kanıtlarken, dosya sayısının ulaştığı noktanın, iş yargısındaki sorunların sadece mahkeme ve hakim sayısının artırılarak çözülemeyeceğine işaret ettiğini söyledi. Bu nedenle, çalışma hayatındaki uyuşmazlıkların hızlı çözümü için iş yargısında köklü bir dönüşüm ihtiyacı olduğu kanaatini paylaştı.