Ankara'da AA Akademi tarafından düzenlenen "Odak: İran" etkinliğinde, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın mevcut durumu, ülkenin geleceği ve bu çatışmanın bölgesel ile küresel etkileri derinlemesine ele alındı.

Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkan Yardımcısı Hakkı Uygur'un konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, AA Stratejik Analiz Müdürü Dr. Bilgay Duman moderatörlük yaptı. Uygur, savaşın hala sıcaklığını koruduğunu belirterek, İran'da yaklaşık 15 bin hedefin vurulduğunu ve üst düzey yetkililerin hayatını kaybettiğini vurguladı. Bu savaşın ardından "yeni bir İran, yeni bir Basra Körfezi" manzarasının ortaya çıkacağını öngören Uygur, İran'ın toparlanması halinde Basra Körfezi'nin siyasi olarak daha fazla "Fars Körfezi" kimliği kazanabileceği yorumunu yaptı.

Savaş sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da bir ayaklanma beklediğini hatırlatan Uygur, İran'daki asker-din adamı koalisyonunda askerlerin ağırlığının artmaya devam edeceğini ve daha görünür hale geleceğini ifade etti. İran'da güçlü bir ideoloji olan milliyetçiliğin savaş sonrası dönemde daha belirginleşebileceğini ve ülkenin askeri yöne doğru evrilebileceğini belirten Uygur, halka daha fazla sosyal özgürlük sağlanması ihtimaline de değindi.

Savaş sonrası siyaset ve ekonominin nasıl şekilleneceğinin belirsizliğini koruduğuna işaret eden Uygur, hibrit ve asimetrik savunma örneklerinin işe yaramasının önemli sonuçlardan biri olduğunu söyledi. 40 gün süren çatışmaların ardından İran'ın saldırılarını sürdürebilmesini Tahran açısından bir "başarı" olarak nitelendiren Uygur, İran'ın kısa vadede normalleşme zeminini kaybetmek istemeyeceğini dile getirdi. Ancak Uygur, İran'ın ekonomik sorunlar, toplumsal rahatsızlıklar ve komşularla ilişkileri yeniden düzenleme konularında zorlanacağına dikkat çekti.

Müzakerelerde uranyum zenginleştirme konusunun da gündemde olduğunu belirten Uygur, tarafların beklentilerinin farklı olduğunu söyledi. İran'ın nükleer teknolojiye 35 yıldır yoğun yatırım yaptığını ve bu süreçte ağır yaptırımlara maruz kaldığını hatırlatan Uygur, "Bunu vermesi mümkün değil" dedi.

Uygur, İran'ın "nükleer silah konusundaki görüşünü" muhtemelen değiştireceğini ve zaten büyük bedeller ödemişken ve nükleer güce yakınken bu sürecini hızlandırabileceğini düşündüğünü ifade etti. İran'ın savaş taktikleri açısından zayıf konumda olduğunun farkında olarak, savaşı daha fazla yaymamaya ve gelen darbelere orantılı yanıtlar vermeye çalıştığını belirtti. Milliyetçiliğin savaş bitene kadar sürebileceğini ve sonrasında ülke içinde yeni açılımların olabileceğini kaydeden Uygur, İran'ın dini meşruiyete de ihtiyaç duyacağını sözlerine ekledi.