BM Genel Sekreteri'nin Çocuklara Karşı Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla M’jid, çocuklara yönelik şiddetle mücadelede artık tepkisel değil, önleyici ve proaktif bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirtti. Ankara'da temaslarda bulunan M'jid, özellikle çocukların internet ortamında maruz kaldığı zorbalıklar ve siber suçların artışına dikkat çekti.

Antalya Diplomasi Forumu'na (ADF) katılımı kapsamında açıklamalarda bulunan M'jid, hazırladığı raporda, 37 bin çocukla yapılan görüşmeler sonucunda yüzde 66'sının siber zorbalık mağduru olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. İnternette her yıl milyonlarca zararlı içeriğin dolaştığını ve en az 1,2 milyon çocuğun bu içeriklere maruz kaldığını dile getirdi. Bu artışın temel nedenleri arasında erken yaşta internet kullanımının yaygınlaşması ve yapay zeka, deep fake gibi hızla gelişen teknolojilerin suistimale açık hale gelmesi gösterildi.

M'jid, devletlerin attığı adımların tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, "Çocukları yerinde korumak çok önemli. Bir diğer nokta ise eğitim ve dijital okur yazarlık, güçlendirme, farkındalığı artırma ve çocukların bilgiyle nasıl baş edebileceğini görmek için çocukların kritik düşünmesini geliştirme. Buna da ek olarak polis ve adalet sisteminin takip ve teşhis için yeterli olması önemli. En önemlisi de bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü. Onların çok büyük sorumluluğu var," dedi. Yeni teknolojilerin geliştirilirken çocuklar üzerindeki etkisinin göz ardı edildiğini belirten M'jid, bu sorunun küresel bir boyut kazandığını söyledi.

Çocukların sadece çevrim içi ortamda değil, pek çok alanda şiddete ve istismara maruz kaldığını hatırlatan M'jid, "Çocuklara karşı şiddeti engellemek ve bitirmek istiyorsak, sadece sosyal işler ya da çocuk ya da kadın bakanlığı değil eğitim, sağlık, içişleri, çalışma gibi birçok alan da bundan sorumlu olmalı," diye konuştu. Çocukların uğradıkları şiddeti bildirebilmeleri için güvenli bir ortama ihtiyaç duyduklarının altını çizen M'jid, "Şu an en önemli olan şey, tepkisel olmaktan daha ziyade önleyici ve proaktif olmaya geçmektir. Tetikleyici faktörleri, eşitsizlikleri, çatışmaları biliyoruz. İnsani ve doğal afetleri, siyasi istikrarsızlığı, yoksulluğu, cinsiyet ayrımcılığını biliyoruz," ifadelerini kullandı.