ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Ankara'da düzenlenen "Denizcilik alanındaki su yollarının güvenliği ve korunması" başlıklı BM Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine dikkat çekerek, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması için uluslararası bir koalisyon kurulması çağrısında bulundu. Waltz, küresel deniz yollarının hiçbir ülkenin kontrolünde olamayacağını vurgulayarak, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80'inin bu kritik su yolları üzerinden gerçekleştiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı bir hat olduğunu hatırlatan Waltz, boğazın Körfez ülkelerinin ekonomisinin büyük bölümünü ve bölgesel gıda arzının yarısından fazlasını desteklediğini dile getirdi. ABD'nin bölgede güvenli geçişi sağlamak için mayın temizleme faaliyetleri yürüttüğünü ancak daha geniş uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Waltz, boğazdaki kesintilerin yalnızca ticaret ve enerji piyasalarını değil, insani yardım operasyonlarını da olumsuz etkilediğini belirtti. Waltz, Hürmüz Boğazı'nın "pazarlık kozu ya da kontrol noktası" olarak kullanılamayacağını ifade ederek, İran'ı "boğazın korsanları" olarak nitelendirdi ve küresel ekonominin temel unsuru olan seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini kaydetti.
Toplantıda söz alan Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vasily Nebenzya ise, bölgedeki istikrarsızlığın temel nedeninin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları olduğunu savunarak, siyasi çözüm ve diplomatik sürecin yeniden başlatılması çağrısında bulundu. Çin'in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Fu Cong da deniz yollarının güvenliğinin ekonomik istikrar ve tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıdığını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret ve enerji için hayati bir koridor olduğunu ve bölgedeki istikrarın uluslararası toplumun ortak çıkarına olduğunu vurguladı.



