Altının ons fiyatı, şubat ayını 5 bin 280 dolar seviyesinde tamamlayarak yüzde 8,9 oranında değer kazandı ve üst üste yedinci ayında da yatırımcısına kazanç sağladı. Bu gelişme, altın piyasasında son 53 yılın en uzun aylık yükseliş serisinin yaşanmasına neden oldu.
Şubat ayında ABD ve İran arasındaki gerilimin artması, jeopolitik riskleri öne çıkardı. Yatırımcıların güvenli liman arayışının güçlenmesiyle altına olan talep arttı. ABD'nin ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve Çin'de Ay Yeni Yılı tatilinin sona ermesi de fiyatların yukarı yönlü hareketinde etkili oldu. ABD Yüksek Mahkemesi'nin, Donald Trump döneminde devreye alınan acil durum tarifelerini yasaya aykırı bulması sonrasında dolarda yaşanan zayıflama, güvenli liman varlıklarına olan ilgiyi destekledi.
ABD'de enflasyonun yavaşlaması ve 10 yıllık tahvil faizlerindeki düşüş de altının cazibesini artırdı. Nvidia'nın üç aylık gelirini yüzde 73 artırarak 68,1 milyar dolara, net kârını ise yüzde 94 yükselterek 42,96 milyar dolara çıkarması, risk iştahının güçlenmesine ve dolardaki zayıflamaya katkı sağladı. Bu ortamda, altın fiyatları da yukarı yönlü hareketini sürdürdü.
Altının onsu ocakta yüzde 12,4, aralıkta yüzde 2,2, kasımda yüzde 5,4, ekimde yüzde 3,7, eylülde yüzde 11,9 ve ağustosta yüzde 4,8 artış göstermişti. Böylece, altın son yedi ayda kesintisiz yükseliş kaydetmiş oldu.
Ekonomik anlamda, jeopolitik ve siyasi risklerin yanı sıra ABD'nin mali ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler, yatırımcıların portföylerinde güvenli varlıklara yönelmesine yol açıyor. Merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi ve perakende yatırımcıların yükseliş fırsatını kaçırmama isteği de talebi destekliyor. Ayrıca, ABD doları destekli stablecoin ihraççılarının altın ve ABD Hazine tahvillerine yönelmesi, piyasadaki yeni talep kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki gerilemenin, faiz getirisi olmayan altının fırsat maliyetini düşürdüğüne ve bu durumun fiyatlardaki toparlanmayı desteklediğine dikkat çekiyor.





