AK Partili vekilden Zülfü Livaneli'ye Amedspor tepkisi

Sanatçı Zülfü Livaneli’nin Diyarbakır’daki bir konserde Amedspor atkısı takmasıyla başlayan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran tartışma, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşındı.

AK Partili vekilden Zülfü Livaneli'ye Amedspor tepkisi

Sanatçı Zülfü Livaneli’nin Diyarbakır’daki bir konserde Amedspor atkısı takmasıyla başlayan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran tartışma, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşındı. AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, oturumda söz alarak Amedspor atkısı taktı ve Livaneli’nin tartışma yaratan açıklamalarına tepki gösterdi.

Zülfü Livaneli, Diyarbakır’da katıldığı bir konserde Amedspor Başkanı'nın kendisine atkı taktığını belirterek bu durum üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere "Siyasi dertlerinizi bana değil, Devlet Bahçeli'ye söyleyin" yanıtını vermişti. Sanatçının bu çıkışı siyaset ve sanat çevrelerinde geniş bir tartışma dalgası yaratırken, konu nihayetinde Meclis Genel Kurulu’nun gündemine de yansıdı.

Yücel Arzen'den Livaneli'ye tepki

TBMM Genel Kurulu’nda söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, oturduğu yerden yaptığı konuşmada Amedspor atkısını takarak dikkat çeken bir duruş sergiledi. Fransız düşünür Roland Barthes'ın "Faşizm konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir" sözünü anımsatan Hacıoğulları, Livaneli’ye yönelik eleştirilerin amacını ve doğasını sorguladı. "Sıradan faşistler, Livaneli'ye bir haftadır açıklama yaptırmaya çalışıyorlar" diyen Hacıoğulları, Livaneli'ye sanki zorla atkı taktırılıyormuş gibi bir algı yaratılmak istendiğini belirtti. Hacıoğulları, "Onurlu Diyarbakır'ın güzide takımı Amedspor'un atkısını ben istesem takarım; kimse bana bunu taktırmaz" sözleriyle duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.

Konuşmasını sanat ve edebiyat alanındaki referanslarla zenginleştiren Hacıoğulları, Paul Éluard'ın ünlü özgürlük şiirine atıfta bulundu. "Okulda defterime, sırama, ağaçlara, kumlara, karlar üstüne yazarım adını" diyerek özgürlüğün evrensel değerine dikkat çeken milletvekili, konuşmasını "Ah özgürlük, ah özgürlük!" nidalarıyla tamamladı. Sadece siyasetin değil, aynı zamanda sanatsal fikirlerin de baskıdan uzak, özgürce tartışılabileceği bir platformun varlığının önemine vurgu yaptı.

Yücel Arzen.1.1.1.1.

Livaneli’nin tartışma yaratan açıklaması

Zülfü Livaneli, Diyarbakır'daki konserinde Amedspor atkısını taktığı için hedef gösterilmesine ve kendisine yönelik "bölücü" ya da "Kürtçü" suçlamalarının yöneltilmesine sert bir dille tepki göstermişti. Siyasetçi olmadığını, elinde herhangi bir devlet yetkisi bulunmadığını ve hayatı boyunca sadece türküleri, şarkıları ve kitaplarıyla var olduğunu vurgulayan Livaneli, konunun muhatabının kendisi olmadığını savunmuştu.

Livaneli, yaşananlara ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:

"Ondan sonra kıyamet koptu. 'Sen bölücü, Kürtçü' falan. Ya bana söylemeyin. Gidin bu siyasi dertlerinizi Bahçeli'ye söyleyin. Eğer korkuyorsanız başka türlü ifade edin. Esas bunlara karar veren, bunları yapan onlar."

Livaneli ayrıca, geçmişte yaşanan acı olaylara ve dostluklarına da atıfta bulunarak, "Benim elimde yetki de yok. Ben sadece türkülerimle, şarkılarımla, kitaplarımla varım" sözleriyle tepkisini yinelemişti.

Amedspor üzerinden gelişen tartışma

Livaneli'nin konseri sonrasında yükselen eleştirilerin Meclis'te Hacıoğulları'nın atkılı çıkışıyla yeni bir boyut kazanması, Amedspor atkısı etrafında şekillenen tartışmanın derinliğini gözler önüne serdi. Siyasi ve sanatsal çevreler arasında önemli bir diyalog başlatan bu olay, Türk siyasetindeki kutuplaşmanın ve farklı kesimler arasındaki bakış açısı farklarının spor sembolleri üzerinden nasıl tezahür ettiğini bir kez daha kanıtladı.

Amedspor atkısının simgesel değeri hem spor hem de siyaset açısından yeniden mercek altına alınırken, sanatın ve sanatçıların toplumsal olaylar karşısındaki duruşu tartışılmaya devam ediyor.

Deniz Ay
Editör