ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Oval Ofis'te yaptığı görüşmede, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a askeri operasyon başlattığını açıkladı. Trump, İran'ın ilk saldırıyı gerçekleştireceğinden emin olduğunu, bu nedenle ABD'nin önleyici bir adım attığını belirtti. İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Trump, İsrail'in operasyon için hazır olduğunu ve ABD'nin de kapsamlı askeri kapasiteye sahip bulunduğunu vurguladı. Tahran'ın hava savunma sistemlerinin, donanmasının ve birçok silah sisteminin yok edildiğini söyledi. ABD'nin mühimmat stoklarında herhangi bir sıkıntı olmadığını, sınırsız mühimmat kaynağına sahip olduklarını dile getirdi.
ABD Başkanı, İspanya'nın üslerini kullandırmama kararına sert tepki gösterdi ve bu ülkeyle ticari ilişkilerin kesilebileceğini ifade etti. Ayrıca İngiltere'nin Diego Garcia Adası'nı kiralama sürecindeki tavrını eleştirdi. Trump, Avrupa ülkelerinin İran'a karşı ABD ve İsrail'e daha fazla destek vermesi gerektiğini savundu.
İran ise ABD ve İsrail'in saldırılarına, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi ülkelerdeki ABD üsleri dahil olmak üzere çeşitli hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti.
Trump, İran'a yönelik saldırının, bu ülkenin nükleer silah sahibi olmasını engellediğini savundu. Devrik şahın oğlu Rıza Pehlevi'nin İran'da lider olması ihtimaline ise henüz karar verilmediğini belirtti.
Almanya Başbakanı Merz, ABD ile İsrail'in yanında olduklarını ve Tahran'daki rejimin sona erdirilmesi konusunda ortak tutum sergilediklerini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Kongre'de yaptığı açıklamada, İran'ın ABD'ye daha fazla zarar vermesini önlemek için proaktif savunma amaçlı harekete geçtiklerini belirtti.
Bu gelişmeler, ABD'nin Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir gerilime yol açarken, Orta Doğu'daki askeri ve siyasi dengeleri de önemli ölçüde etkiledi.