ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a karşı askeri saldırı düzenledi. Saldırı öncesinde, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun 23 Şubat'ta ABD Başkanı Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran lideri Ali Hamaney ve üst düzey danışmanlarının Tahran'da bir araya geleceğine dair istihbarat paylaşıldı. Bu görüşmenin, askeri operasyonun başlatılmasında belirleyici rol oynadığı iddia edildi.
Netanyahu, toplantının tek bir hava saldırısıyla hedef alınabileceğini iletti. Trump'ın talimatıyla ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), İsrail istihbaratını doğruladı. Ardından Trump'ın, istihbaratın güvenilir olduğu ve diplomatik yolların tükendiği kanaatine vardığı, 27 Şubat'ta saldırı için nihai onayı verdiği öne sürüldü.
Saldırı sırasında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 787 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
İran ise, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'de belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. Bu gelişmeler, Tahran ile Washington arasındaki müzakerelerin askıya alınmasına ve bölgedeki güvenlik dengesinin sarsılmasına yol açtı.