ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, Washington'da Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinden ciddi eleştiriler aldı. Saldırılar, hem bölgesel güvenlik ortamında hem de Amerikan iç siyasetinde önemli bir tartışma yarattı.

New York Times'ın aktardığına göre, Demokrat Temsilci Eric Swalwell, İran'a yönelik askeri adımların ABD'nin temel değerleriyle çeliştiğini belirtti. Senatör Mark Kelly ise Trump yönetimini, olayların olası sonuçlarını öngörmeden hareket etmekle suçladı. California Valisi Gavin Newsom ve Pensilvanya Valisi Josh Shapiro, bu yaklaşımın ABD vatandaşlarını riske attığını ve ulusal güvenlik çıkarlarını zedelediğini vurguladı.

Demokrat Kongre üyeleri Ro Khanna ve Alexandria Ocasio-Cortez, diplomatik yolların göz ardı edildiğine dikkat çekerek, Trump yönetiminin kasıtlı olarak barışçıl çözüm seçeneklerinden uzaklaştığını ifade etti. Connecticut Senatörü Chris Murphy ise saldırıları "felaket" ve "yasa dışı" olarak nitelendirirken, ülkenin uzun süreli bir çatışmaya sürüklendiği uyarısında bulundu. Senatör Ruben Gallego ise yönetimin aldığı kararların sivillerin hayatını tehlikeye attığını savundu.

ABD ve İsrail'in askeri operasyonlarına karşılık olarak, İran da İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi. Yaşanan çatışmalarda İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran Kızılayı, bombardımanlarda 201 kişinin öldüğünü, 747 kişinin ise yaralandığını açıkladı.

Bu gelişmeler, bölgedeki mevcut diplomatik çabaların sekteye uğramasına ve uluslararası güvenlik dengelerinin yeniden sorgulanmasına yol açtı. ABD iç siyasetinde ise askeri müdahalelerin meşruiyeti ve uzun vadeli etkileri tartışma konusu oldu.