ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı askeri operasyonlar, bölgedeki güvenlik ortamını derinden etkiledi. 28 Şubat'ta başlayan saldırılar, Tahran ve Washington arasında devam eden müzakerelere rağmen hayata geçirildi. Saldırıların süresi ve kapsamı, bölgedeki diğer aktörlerin de pozisyonlarını belirlemesinde önemli rol oynuyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, Daily Mail'e verdiği demeçte, İran'a yönelik askeri operasyonların yaklaşık dört hafta sürebileceğini belirtti. Trump, Suudi Arabistan'ın da çatışmalara dahil olabileceği iddialarına ilişkin, bölgedeki diğer ülkelerin de fiilen savaşın bir parçası olduğunu vurguladı. Trump'ın açıklamasına göre, İran'ın büyüklüğüne rağmen bu tür askeri süreçler genellikle dört hafta içinde sonuçlanıyor.
İran ise, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği hedeflere karşılık verdi. Saldırılarda İran lideri Ali Hamaney dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran Kızılayı'nın verilerine göre, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişi yaşamını yitirdi, 747 kişi ise yaralandı.
Bölgedeki askeri hareketlilik, diplomatik ilişkilerde yeni gerilim alanları yaratırken, uluslararası toplumda güvenlik ve istikrar endişelerini artırıyor. Saldırıların süresi ve kapsamı, Ortadoğu'daki güç dengelerinin yeniden şekillenmesine yol açıyor.
İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.