ABD ve İsrail istihbarat birimlerinin, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve üst düzey yönetimine yönelik yürüttüğü kapsamlı takip, bölgedeki güvenlik dinamiklerini önemli ölçüde değiştirdi. CNN'in ulaştığı bilgilere göre, CIA dahil olmak üzere Amerikan ve İsrail istihbaratı, Hamaney'in günlük programını, temaslarını ve iletişim kanallarını uzun süre izledi. Söz konusu operasyon, İran'ın siyasi ve askeri liderliğinin hareketlerini de yakından takip etti.

Yetkililer, Hamaney'in gündüz saatlerinde güvenlik protokollerini gevşettiğini, bu nedenle planlanan saldırının sabah saatlerine kaydırıldığını belirtti. Ayrıca, Tahran'daki liderlik ofisi ve ulusal güvenlik birimlerinde cumartesi sabahı yapılan ayrı toplantıların, istihbarat açısından operasyon için uygun bir fırsat oluşturduğu aktarıldı.

Operasyonun hazırlık süreci, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Aralık 2025'te ABD Başkanı Donald Trump ile Florida'da yaptığı görüşmeyle hız kazandı. Netanyahu, İran'ın balistik füze programı ve nükleer kapasitesiyle ilgili istihbarat paylaşırken, Trump İsrail'in askeri hamlelerine destek sözü verdi. Bu temasların ardından, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail, İran'a askeri saldırı başlattı. Saldırı sırasında İran lideri Hamaney ve birçok üst düzey yetkili hayatını kaybetti.

İran ise, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği hedeflere saldırılarla yanıt verdi. İran Kızılayı'nın verilerine göre, bombardımanlarda 201 kişi öldü, 747 kişi yaralandı.

Bu gelişmeler, ABD, İsrail ve İran arasındaki güç dengesini yeniden şekillendirirken, bölgedeki güvenlik risklerinin ve askeri hareketliliğin artmasına yol açtı.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.